Ephesus Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ephesus Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ocak 2016 Pazar

Fatma Erdek - Ben O Değilim [YORUM]


Yayınevi: Ephesus Yayınları
Türü: Romantik Komedi


YORUM

Bugün günlerden BEN O DEĞİLİM günü :) :)
Fatma Erdek, kitaplarını oldukça beğenerek okuduğum yazarlardan biri.
Sevgili yazarımız hem kapağından hem de konusundan anlaşılacağı üzere farklı bir tarz denemek istemiş.
Önceki eserleri dram ağırlıklıyken bu sefer romantik komedi yazmış, üstelik bir erkeğin dilinden.
Kitabın ana karakteri Arın çoğunluk kadınlardan oluşan bir aileye ve kendisine tıpatıp benzeyen bir ikize sahip. İkiz olayının en can alıcı noktası olan birbiri yerine geçme mevzusu da, bu kitabın başlangıç noktası. Arın ve Meriç fiziken birbirlerinin aynı olmalarına rağmen huy/karakter tamamen zıt. Arın efendi,oturaklı, ağırkanlı ve sorumluluk sahibiyken Meriç bir o kadar hoppa, sorumsuz, çapkın. Her şeye rağmen Meriç Arın'ın yumuşak karnı. Onun hatırı için Yunanistan'da kurduğu hayatı, uzatmalı sevgilisi Celia'yı geride bırakıp 3 haftalığına Meriç oluyor. Asıl hikaye de burdan sonra başlıyor zaten. Tıpkı romantik komedi filmleri gibi. Meriç yüzünden yaşadığı zor ve komik durumlar, kendisini cin gibi çarpan Tuna'yla karşılaşması, O'na aşık oluşu ve kendini bir türlü anlatamaması...
İşte böyle devam ediyor. Melekler Zamanı ve Erken Rüya Zamanlar'dan sonra okuduğum 3. kitabı.
Kaleminden yana eksiklik yok, yine her zamanki gibi güçlü, akıcı. Konuyu ele alışı, anlatımı güzel. Farklı bir türü deniyor olmasına rağmen Fatma Hanım'a mahsus tarz yine kendini belli ediyor.
Kitabı genel olarak beğendim ama yazarın daha önce okumuş olduğum kitaplarıyla karşılaştırırsam; onlara göre bir tık altında kaldı diyebilirim.
Nedenlerine gelirsek;
 Arın iyi hoş ama kitabın başlarında sadakatten dem vurup, bir anda Celia'yı unutması hoş olmadı. Tamam aşk bu bir anda da düşersin içine. Tuna'nın peşine düşmezden önce Celia ile olan durumuna noktayı koymasını beklerdim.
Arın'ın dilinden anlatımda fena değildi ama bunu olsa olsa bir kadın diyebilirdi/düşünebilirdi dediğim bir iki yer oldu.
Takıldığım noktalar haricinde güzel bir romantik komediydi. Laçkalaşmamış, biraz daha geleneksel tarzda bir aşk okumak, hem de biraz gülmek isterseniz tercih edebileceğiniz kitaplardan diyebilirim.



ARKA KAPAK


Siz hiç, birbirine tıpatıp benzeyen ikizler gördünüz mü? İşte ben onlardan biriyim... Adım, Arın Soylu.

Genç, yakışıklı, güçlü ve mutlu bir erkeğin hayatı, bir anda nasıl altüst olur? Kolay… Bunun için, serseri ikizinizle, akıl almaz bir oyunun içine girmeniz yeterli. Sadece üç haftalığına, başka birinin hayatını yaşamaya cesaret ederseniz, beraberinde gelecek bütün sürprizlere de hazırlıklı olmalısınız. 

Ben de hazırlıklıydım. Ta ki onu görene kadar... Tuna'mı… Bal rengi saçları ve güneş gibi parlayan yüzüyle, birdenbire hayatımı kökünden değiştirmişti. O benim beklediğimdi, o benim geleceğimdi. Onu elde etmeme kimse engel olamazdı. Hiçbir şey beni durduramazdı. Durduramadı da… 

Başardım mı? Evet! Onu aşkıma inandırdım. Onu kendime âşık ettim. Peki ya sonra? Hiçbir yalan sonsuza dek sürmez, öyle değil mi? Bir gün, hiç ummadığım bir anda, yalanımla yüzleşmek zorunda kaldım. Artık 'Ben o değilim' desem de bir faydası yoktu. Tuna bana inanmıyordu. Ne yapacaktım şimdi? Vaz mı geçecektim hayatımın kadınından? Elbette hayır! Bedelini ödeyip, seni kazanacağım, Tuna cadısı! Her ne olursa olsun… 

8 Şubat 2015 Pazar

Kitap Alışverişleri: Ocak 2015 Neler Almışım???

Merhabalar,

Bugün alışveriş yazısıyla sizlerleyim.
Her ne kadar almayacağım desem de indirimleri görünce dayanamayan biri olarak elbette Ocak ayını boş geçirmedim. Tabii biraz frenledim kendimi. :) :)
Önce Ocak ayında aldıklarımın toplu bir resmini paylaşayım, sonra da neyi, nerden, hangi fiyata aldığımı yazayım. :D :D



İlk alışverişim hepsiburada.com'dan... 
Tesadüfen 6.90 TL kampanyasına denk geldim.
Kampanya hala devam ediyor göz atmak isterseniz linke tıklamanız yeterli.

Ve benim aldıklarımmm :) :)
2 adet Arunas Yayınları'ndan, 2 Adette Martı Yayınları'ndan aldım.

Mahşerin Dört Atlısı serisinin 3 kitabını okumuştum. Bu kadar uygun fiyata bulunca sonuncusu Reseph'i de almasam olmazdı.
Londra İblisi'ni 25tl'ye tamamlamak için seçtim. Bu sayede kargo ödemedim.
Çıplak Gerçekler, Çıplak Sırlar kitabının ikincisi, henüz ilkini okumadım, artık peşpeşe okurum. 
Vampir kitaplarını sevdiğimden Şeytanla Dans'ı da attım sepete :)



Sırada D&R alışverişim var. 

Ocak ayı içerisinde 9.90 TL kampanyası vardı. Onu da kaçırmadım tabii.... Sadece bir tanesi farklı fiyat, diğerleri kampanyadan.

Gümüş Gölgeler'i Tüyap fuarından beri bekliyordum. Ha çıktı ha çıkacak derken sonunda aldım, tabii kampanyalı fiyat değildi :(
Dex'in fiyat politikasını pek uygun bulmuyorum, o nedenle indirime girince alıyorum. Mistik Şehirler'i aldım, darısı diğer DEX kitaplarına diyelim artık.
Lena Diaz'ı çok beğeniyorum son kitabı eksikti fırsattan istifade onu da ekledim.
Novella'dan Marie Force'ları da Aşka Son Bir Şans'la tamamlamış oldum. 
İndirime girmişken Bana Prenses Deme ve Ismarlama Bebek'i de aradan çıkarayım dedim :)
ve son olarak Tess'i sepetledim :D :D




Sırada Kitap Sihirbazı var. 

Güzel indirimler için sıklıkla ziyaret ettiğim bir alışveriş sitesi.
Bu sefer fazla birşey almadım. Özellikle Sert Isırık için -fiyatı 5 TL idi.- yaptığım alışverişe Sürpriz Balayı'nı da ekledim.


Son olarak Real Market alışverişi sırasında kitap reyonunu gezmeyi de unutmadım.
Aklınızda olsun, gayet uygun indirimler yılın büyük bir kısmında geçerli oluyor. Kendimi frenlemekten bahsetmiştim ya, bu sebeple tek bir kitapla bu alışverişimi bitirdim. 9.90 TL ile Evrenin Ötesi Serimin son kitabı -Dünyanın Gölgesi'ni- tamamlanmış oldu.



Başka bir alışveriş yazısında görüşmek üzere, hoşçakalın....




20 Kasım 2014 Perşembe

Yine Yeniden Kitap Alışverişi :) :)

Yine bir alışveriş yazısıyla sizlerleyim. :) :) Kitap sihirbazı Tüyap kitap fuarının olduğu hafta bazı yayınevleri için 9.90 TL kampanyası yapmıştı. Bana da gayet cazip gelmişti, uygun fiyat, taşıma derdi yok filan filan... Neyse efendim, birazcık temin kısmında sıkıntı oldu ama çok şükür yine de makul bir sürede geldiler. Önce Tüyap alışverişleri (tık tık )peşine de kitapsihirbazı derken uzun bir süre kitap almamam gerektiğini düşünüyorum (keşke uygulamada da bunu gerçekleştirebilsem :/ :/ )


bunlar da geçenlerdeki kitapyurdu fırsatlarına denk gelip aldıklarım (ilk 100 kitap 2 tl idi)



15 Kasım 2014 Cumartesi

Fatma Erdek - Erken Rüya Zamanlar [YORUM]


Fatma Erdek
Ephesus Yayınları
2014

Arka Kapak
Yarım kalan aşklar, tamamlanmamış cümleler gibidir. 
Bir hıçkırığa düğümlenmiş itiraflar, bastırılmak zorunda kalınan hevesler, gönderilmemiş, hatta kaleme dahi alınmamış, yürekten yüreğe yazılan mektuplar, 
saklanmış duygular, beklenmedik bir veda, zor anlar, zor yıllar
Ayrılık
Oysa, söylenecek ve yaşanacak ne çok şey vardı daha. 
Aradan geçen yıllar, onların aşklarını güçlendirmekten başka bir işe yaramamıştı. Birbirini kıyamete kadar sevmek için yaratılmış olan 
Eser ve Nehir için de, cümle tamamlanmamıştı henüz.

***
Sağ elimle kalbimin üzerine dokundum. Sanki gerçekten de var olan bir yaraya değiyordum. Yavaşça, usulca, aşkla Ah, kalbim! Bedenimin en iflah olmaz, en söz dinlemez, en laf anlamaz yeriydi. Başkasına dilsizdi, kördü, sağırdı. Sadece Eser oturmuştu oraya ve bir dağ kadar yüksek, bir dağ kadar ağırdı. 

***

Sen hep oradaydın Nehir. Gittim sandığında bile ben seni bırakmadım. Yumdum avuçlarımı, sakladım sıcaklığını Kader bu, biliyorum. Bu, elinde değil insanın. Sevdaların her biri birbirinden farklı. İçerikleri, derinlikleri, hissetme şiddetiyle doğru orantılı. Benimki bir depremdi, bir iç sarsıntısı. Bir vurgun, bir kalp yarılması. Seni gördüğüm gün başladı. Her yaşımda, her yılımda azalır sandım, umdum ama olmadı.

YORUM
Bir Fatma Erdek romanı daha okundu. Yine dolu dolu, yine kalbe dokunan bir kitap. Erken Rüya Zamanlar... Yarım kalmış bir aşk hikayesi. Öyle vıcık vıcık, laçkalaşmış değil. Derine işlemiş,unutulamamış. Dışardan kabuk bağlanmış gibi görünse de yarası hala taze bir aşkın hikayesi.
Öyle ki zamana meydan okumuş, 15 yıl sonra hala devam ediyor. Bu sefer kahramanlarımız Eser ve Nehir. 
Eser, bu aşka düştüğünde gencecik idealist bir muhabir. Kendi yağında kavrulmaya çalışan bir delikanlı. 
Nehir, ayrıcalıklı bir hayata doğmuş 19 yaşında körpecik bir kızcağız. Babası Eser'in çalıştığı gazetenin sahibi.  
Bir tesadüfle Eser ve Nehir'in hayatı keşişiyor. Öyle bağlanıyorlar ki bir nişanla taçlandırıyorlar aşklarını. 
Nehir'e olan sevgisi ve onu rahat ettirme isteği Eser'i daha iyi olmak konusunda kamçılıyor. Nehir'in istememesine rağmen beni bekle diyerek uzaklara gidiyor. Nehir Eser'in aşkıyla dolu dolu, ancak o kadar genç ve tecrübesiz, dışarıdan müdahaleler o kadar açık ki. Kelimelerle noktayı koyuyor ve hem kendini hem de Eser'i cehennem ateşlerine sürüyor. 
Yıllar acımasız, soğuyacağına ateşlere yeni korlar ekleniyor. 15 yıl sonra yeniden karşı karşıya geliyorlar. Gerisini kitaptan okursunuz. 
Benim burada söyleyebileceğim yazarımız yine harika bir eser ortaya koymuş. Aşk gerçekse ve kaderde varsa her ne kadar zaman geçerse geçsin su gibi yolunu bulduğunu anlatan bir roman çıkmış. Karakterlerin çekincelerini, içsel dünyalarını, sevgilerini yine ilmek ilmek dokumuş kitabında. Yazarın okuduğum ikinci kitabı (ilki Melekler Zamanı'ydı, yorum için tık tık )ve yine tadından geçilmez diyebilirim. 
Zamana direnmiş, hala böyle aşk var mı diyebileceğiniz, böylesine sevmeyi, sevilmeyi dileyeceğiniz bir kitabı okumak isterseniz; mutlaka ama mutlaka Fatma Erdek'in kalemi ve ERKEN RÜYA ZAMANLAR ile tanışmanızı tavsiye ederim.



5 Kasım 2014 Çarşamba

Fatma Erdek - Melekler Zamanı [YORUM]



ARKA KAPAK

HAFİF ACILAR KONUŞABİLİR AMA, DERİN ACILAR DİLSİZDİR.
Aşk; herkesin yüreğindeki boşluğa göre şekillenen, herkesi farklı bir yerden vuran, herkesi başka bir iman ve ibadetle dolduran, öylesine sınırsız ve öylesine belirsiz bir kavramdı ki.
Aşk bir evrendi. Sonsuzluğun içinde, milyarlarca tür barındıran, kimi ateşten, kimi ışıktan, kimi dumandan, kimi yeşilden, kimi beyazdan, kimi sudan, kimi topraktan
Milyonlarca farklı yıldız, canlı, cansız ve bilinmezden oluşan evren kadar zengin
Milyonlarca şarkıya, şiire ilham olacak kadar bereketli
Kimine umut getirecek kadar parlak. Kimini umutsuzluğa mahkûm edecek kadar karanlık. İşte bu kadar değişken, bu kadar tanımsız bir şeydi aşk
Bir tek, tarafl arı net ve değişmezdi.
Bir seven bir de sevgili
Yusuf ve Yesra İki kardeş Tek can Ve onları ayıran babaları Küçük Yusufu tarikatın emrine gönderirken, gencecik Yesrayı yaşlı tarikat liderine eş olarak verir.
Sonra
Sonrası mücadeleci Yusufun tarikattan kaçışı ve Barlas oluşu. Hayatı keşfi . Mucizelerin ona getirdiği hayatının melekleri Nesil ve Ekin. İç içe geçmiş, soluk soluğa okunan bir adamın iki hayat mücadelesi. Yesra ve Yusufun yürek burkan, sarsan hikâyesiyle irkilecek, Nesil ve Barlasın aşklarıyla yaşamın ne denli bir mucize olduğuna tanıklık edeceksiniz

YORUM

"Melekler Zamanı" kitaplığımda uzun süredir olmasına rağmen bir türlü okuyamadığım kitaplardandı. Aslında zaman zaman gözlerim kaysa da bir türlü uygun zamanı tutturamadım sanırım.
Bir çok arkadaşımdan da kitaba ve yazara dair övgüler alınca, tamam artık, zaman "Melekler Zamanı"dır dedim :D :D
Öncelikle şunu belirteyim, genelde bir yazarı ilk kez okurken kalemine alışma süreci yaşarım. Şaşırtıcı ki bu kitapta böyle bir şey yaşamadım. Yüksek beklentim de yoktu. Ama resmen beni ilk bölümlerinden itibaren yazım tarzı ve anlatımıyla sarıp sarmaladı, o dünyanın içine alıverdi. Kelimelerle, cümlelerle hep birşeyler anlatırız. Fatma hanım'ın kaleminde ise kelimeler ve cümleler anlatmayı aştı doğrudan yaşattı. Üstelik yazarın ilk kitabı olmasına rağmen o kadar ustaca ki, yeni yazmaya başlayan arkadaşlar için örnek gösterilebilecek nitelikte.
İki zamanlı bir anlatımla Barlas'ın şimdiki hayatıyla, Yusuf'tan Barlas'a dönüşünü anlatmış ve de Yusuf ve Barlas'ı barıştıran bir aşkı.
Barlas'ın sevgisizliğini, inançsızlığını, kararmış dünyasını, yok olma isteğinin nedenlerini, Yusuf'un yaşadıklarıyla öğreniyoruz. Yusuf 9 yaşında bir melek, sevgi dolu, hele ki ablasının canı ciğeri, ablası da O'nun... O küçücük meleğin kanatları kırıp öyle bir hale getiriyorlar ki, Barlas ona kabuk oluyor için de ise o küçücük melek Yusuf çığlık çığlığa...
Nesil ise gencecik bir kızcağız, bir anda vuruluyor o yüreği de gözleri gibi kapkara adama. Bir bakıyorsun aşkıyla gözü kararıyor bir bakıyorsun gururuyla yıkıp geçiyor.
Ve bir gece Nesil Barlas'ın içinde Yusuf'un hapsolduğu kapkara yüreğinde titrek bir mum ışığını yakıyor. Hele de Ekin'le birlikte bu ışık coşarak çağlıyor.
Sadece ana değil yan karakterlerle de çok iyiydi. Bir Cemil, bir Vural Kaptan, Nevhes, hele ki Yesra... Her birinin ayrı bir hikayesi, ayrı bir doğallığı var. 
Kitabın türü dram. Ki ben dramı çok fazla okumayı sevmesem de Fatma Hanım yazarsa her halükarda okuyabilirim düşüncesindeyim şuan.Hatta şu kadar yazdım ama hala anlatmaya yetmiyormuş gibi geliyor. Henüz okumamış olup merak edenlere mutlaka ama mutlaka okumalarını tavsiye ederim. 

1 Kasım 2014 Cumartesi

Fatih Murat Arsal - Beni Bırakma [YORUM]


ARKA KAPAK

İnsanlara güveni olmayan yalnız bir kadın Geçmişi tehlikelerle dolu yakışıklı bir adam

Güzelliği tescilli bir mankenin eski bir mahkûmla ne işi olur? Kader sinsi yöntemlerle onları karşılaştırınca, beraberlikleri kaçınılmaz oldu.
Karakterleri farklı olsa da Ayrılık kesin olsa da Bir güç onları bir arada tutmaya kararlıydı!
Kalbi başkası için atan Gamze ihtiyaç duyduğu güven ve sevginin, mavi gözlü bir serseride olacağını nereden bilecekti? Kalbindeki ve bedenindeki her zerrenin ona ait olduğunu anlayamadı.
Ta ki bu özel adamı kaybedeceği ana kadar Ta ki genç adam onun hayatından çıkıp gidinceye kadar Ve arkasından bağıramadı bile! Keşke ona seslenebilseydi! Ve keşke ona diyebilseydi
BENİ BIRAKMA!

YORUM

Beni Bırakma ile sonunda FMA'nın kalemiyle tanışmış oldum. Çok sevilen takip edilen bir yazar olduğunu biliyordum ama kısmet şimdiyeymiş.
Sıralamasına bakmaksızın Beni Bırakma ile başlamamın bir sebebi var, kitabı başkasıyla takas etmem!!! Ancak şunu söylemem gerek; pişman oldum bile ama sözden de dönülmez malesef...
İlk fırsatta kütüphaneme yeniden ekleyeceğim.
Bu kitap türkiş casuslar diye adlandırabileceğim gruptan Akın ve manken Gamze hanım'ın hikayesi.
Akın cezasını çekip cezaevinden çıkan eski bir subay. Aslen devlet adına çok gizli görevlere  giden bir ekibe dahil. 
Gamze'de çok başarılı bir manken, dünyanın 10 güzel kadını arasında yer alıyor. Ama gel gör ki saf, çok saf... Kendisi gibi bir manken olan bir erkeğe aşık ve o da beş para etmez dediklerinden. 
Tabii ki belasını bulmuş ve hapse girmiş. 
 Kendisiyle Gamze'nin onu ziyaret ettiği zaman karşılaşıp söyledikleriyle beraber notunu veriyorsunuz. Gamze kar kış kıyamet derken ve de ağlayarak ceza evinden çıkarken bir deve çarpar, mavi gözlü iri yarı saç sakal karışık Akın'a!!! Kader yollarını bir şekilde kesiştirmiştir artık....

Kitaba minik bir giriş diyeceğim özetten sonra ilk kez okuduğum bir yazar için düşüncelerim şöyle:
Bir erkek yazar, hem de aşk romanı ve de güzel yazıyor. :) :)
Akıcı, kurgusu sağlam, yer ve mekan ayrıntıları oldukça gerçekmiş hissi veriyor. 
Aksiyonlar, tehlikeler, dostluklar güzel anlatılmış. 
Diğer kitaplarını da okuyor olacağım. 
Ancak takıldığım ve hoşlanmadığım bir durum var ki o da Gamze ve Akın'ın cinsellik kokan diyalogları. Kitabın bu kısımlarından hoşlanmadım. 
Abartılıydı. 
İlerleyen kısımlarda ya alıştım ya da bu tarz diyalogların ağırlığı azalarak biraz daha romantikleşti sanırım.
Bu hoşnutsuzluk dışında gayet beğendiğim bir kitap oldu Beni Bırakma, darısı diğer FMA kitaplarının başına diyelim :D :D




1 Temmuz 2014 Salı

Vefa Enver - Sana Aşık Değilim [YORUM]



 
 
Yayınevi: Ephesus Yayınları
Yıl: 2014
Türü: Günümüz Romantik
 
Yorum
 
Yeni bir kitabı bitirmenin keyfi ile geçtim bilgisayarın başına. Vefa Enver'in Sana Aşık Değilim'i tazecik bitti ve şimdi de blogda.
Vefa Enver kitapları ile bu sene başında tanıştım. Öncelikle romantik komedi tarzında olan "Çocukta Yapamadım Kariyer de" serisi ile tanışmıştım. Gerçekten de oldukça eğlenceliydiler. 
Bu sefe daha farklı bir tarzda yazılmış kitapla karşımızda.Daha tutkulu, daha cesur ve daha ateşli... 
Yani kırmızıyı hak ediyor. :) :)
Ufaktan konusundan bahsedersek, intikam soğuk yenen bir yemektir sözünü doğrularcasına Kenan kendince bir hesabı kapar. Ancak bu hesap oldukça yıkıcı olacaktır. Düşman olarak bildiği bir adamın ölümüne sebep olur.  Aynı zamanda eşinin mahvına ve o zamanlar 13 yaşındaki küçük kızının da dünyasının yıkılmasına..
Aradan yıllar geçer küçük kız, büyür ama kinle, nefretle...
Ailesini darmadağın eden adamdan aynı kendisi gibi intikam almak ister. Ancak hesaba katmadığı birşey vardır, onu tanıdıkça nefretten aşkın filizleneceğidir.
 
Sanki biraz klasik türk filmlerine benziyor değil mi??
Evet ama Vefa Hanım bir şekilde bunu farklı kılmış daha bir özelleştirmiş.
Kullanmış olduğu cümleler, karakterlerinin duygu ve düşüncelerini ifade edişi bence gayet iyiydi. Hatta Lal'in nefretini, intikam alma duygusunu o kadar güzel anlatıyor ki, sanki Lal'in o halleri gözümün önünde canlandı.
Ayrıca bu kitapla birlikte yazarın kaleminin biraz daha kuvvetlendiğini söyleyebilirim.
Kenan'ın aşırı sahipleniciliği ve aşırı kendine güvenli olmasından yer yer hazzetmediysem de yine de cool bir tip olarak gördüm. 
Hatta Kenan için birini buldum :) :) Mavi gözlü değil ama karakteristik geldi bana :) :)



Kitapla ilgili tek handikapım, gerçekleri öğrendiğinde Kenan'ın kasırga gibi eseceğini düşünürken kolayca kabullenişi oldu.  O Kenan ki dedim Lal'i cidden lale çevircek ama olmadı. Birden herşey oldu bittiye geldi gibi. Hani mutlu son yine olsun ama o kadar kolay olmasın dilerdim.
Bu küçük handikap dışında keyifle okuduğum bir kitap oldu. Dün başlayıp bu akşam bitirdim o kadar akıcı  Daha da kısa sürebilirdi ama çalışan bir anneyim ne yapalım :) :)

Değerlendirmem
 
4- Ortalamanın oldukça üstündeydi, keyif aldım


****


Aşk ile nefret arasındaki çizgi hiç bu kadar ince olmamıştı… 

Kenan geçmişteki bir hesaplaşmayı sonlandırmak için her nefesinde intikam hırsıyla bilenmiş bir erkektir. Sonunda amacına ulaştığında yıktığı başka hayatlar da olacaktır.

Lal küçük dünyasında büyük hayalleri olan masum bir kız çocuğudur. Babasının ani ölümü ile her şeyini kaybeder ve ülkesini terk etmek zorunda kalır. Ama bir gün geri dönüp babasının katilinden intikam alacağına dair yemin eder.

Yıllar sonra Kenan, büyüleyici güzellikte genç bir kadın olarak karşısına çıkan Lal’e gördüğü an vurulur. Ancak onun kim olduğuna dair en ufak bir fikri bile yoktur.

Kalpleri kin ve öfke ile dolu bu ikilinin planlarına dâhil etmedikleri, hayatlarında olmasına ihtimal vermedikleri tek bir şey vardır: 
AŞK.

Geçmişin karanlık gölgeleri ile yüzleşirken, hangisinin daha güçlü olduğuna karar vermek zorunda kalırlar.

Aşk mı, nefret mi?

31 Mayıs 2014 Cumartesi

Mayıs Ayı Kitap Alışverişlerim (Uzuuuun bir süre olmayacak, yani umarımmm :) :) :) )

Mayıs ayında Nisan ayına ait bir alışveriş postu hazırlamıştım. Bu sefer Mayıs ayını yazıyorum ve bu uzun süre yazacağım son alışveriş yazısı olacak. Niye mi? Çünkü aldıklarımı görünce zıvanadan çıktığıma benim gibi siz de hak vereceksiniz :D :D
Evet efendim kendime bir söz verdim ve tutabilmek için tüm irademi kullanacağım :D :D
Bugünden itibaren Sahaf festivaline kadar (sanırım ekim yada kasım aylarında olacak) kitap alımı yapmayacağım (tabiiki takas hariç)
Şimdi Mayıs ayında neler almışım, elime hangi takas kitaplar geçmiş bir bakalım :D

En son bugün elime geçen kargo olan D&R'dan başlayalım

Merak ettiğim bir seriydi, indirimi de görünce aldım. 


Karen Rose'ları sevgili arkadaşım Kitap İklimi çok sevmişti. Yorumu için tık tık. Onun beğenisine güvenerek onları da aldım. 



Kanbağı serisini Vampir Akademisi serisinden daha çok sevdim. Tabii yeni kitabı çıkınca hemen aldım.
Ve Efsane, daha çıkmadan kendisi efsane oldu. Meraktan aldığım bir kitap daha yani :D



Sıra şimdi Kitap Sihirbazı'nda, birden fazla alışverişim oldu.9.90 tl  ve puan şeklinde




Sırada Hepsiburada.com'dan 9.90 TL'ler
Yanlız Fidye kitabının kapağı farklı geldi ve ben hiç beğenmedim :(



Sırada N11.com 9.90 TL kampanyasından aldığım Nemesisler 



A101'den yanlış hatırlamıyorsam 4 küsür TL'ye aldıklarım. Marketleri takip etmek lazım :D
bu resme eklemeyi unuttuğum bir de Gördüğüne Asla İnanma kitabı var :D :D


Şimdi sıra Ukitap üzerinden alışverişlerim ve takaslarım;

Önce çok ama çok makul fiyatlarla nerdeyse sıfır gibi aldığım kitaplar :D :D

şimdi de mayıs ayında elime geçen takaslar :D :D her biri geldikçe ben daha bir seviniyorum :D :D


Arkadaş gezmesinde kitap almayacağım deyip ama dayanamayıp sahaftan aldığım tek kitap :D :D
(10 tl)



Umarım aldıklarımı beğenmişsinizdir 
Okuduklarınız varsa yorumlarınızı beklerim :D :D


1 Mayıs 2014 Perşembe

Benim Çılgın Kitap Alışverişlerimmm


Nisan ayında her yerde indirim olması sebebiyle deli gibi alışveriş yaptım diyebilirim. :D :D
Önceki indirim alışverişimi Benim Çılgın D&R Alışverişimmm postuyla yayınlamıştım. Şimdi de Nisan ayının geri kalanında yaptığım alışverişleri yazıyorum. Tabi ki ilk yazımdan aşağı kalır yanı olmayacak :D :D
Bu yazıya girmeyen 3 kitabım daha var ancak onlar Mayıs'a kaldı. Bu yazının konusunu ise Kitap Sihirbazı ve D&R sitelerinden yaptığım alışverişler oluşturuyor. Bakalım beğenecek misiniz :D D:

Kitap Sihirbazı'nda 7.90 TL-9.90 TL fırsatları nedeniyle 3 ayrı alışveriş yaptım.

İlk alışverişim ağırlıklı Aspendos oldu. Yayınevi hakkında Kitap İklimi'nin şurdaki sözlerine katılıyorum.
Dex kitapları normalde çok pahalı, çok sevmeme rağmen kalitesine göre fiyat politikasını çok fazla buluyorum. Bundan sonra ya indirimlerde alacağım ya da takas yapacağım.
Pegasus için de keza durum aynı.


İkinci alışverişim de yine Kitap Sihirbazından...
Cennet ve Kış Güneşi'ni sitede birikmiş puanlarla aldım. 
FMA'lar da 9.90 TL görünce atladım hemen, sadece nette bir hikayesini okudum, seveni de çok alayım bari dediklerimden :D :D
Karanlıklar merak ettiğim Gölgeler kitabının ikincisi, inşallah bir indirim yada takastan onu da edinebilirim.
ve Martılar, Tess'i buldukça toplarım zaten. :D Çıplak Sırlar'da dikkatimi çekti.


 yine Kitap Sihirbazı ve Aspendoslar, 7.90 TL ve en yenileri :D :D


Son olarak D&R alışverişim, 9.90 grubundan. Benim için çok sıkıntılı bir sipariş oldu. Açıkcası D&R bu alışveriş ile sınıfta kaldı diyebilirim. 
Aldıklarıma gelirsek gördüğünüz gibi ağırlık epsilon ve Dex'te. Yine uygun bir FMA'yı da atıverdim sepete.



Başka bir alışveriş yazısında görüşmek üzere, hoşçakalın :D :D


3 Nisan 2014 Perşembe

Julianne MacLean - Aşk Gelince [YORUM]



Orjinal Adı:  My Own Private Hero
Seri Bilgisi: American Heiresses #3
Goodreads Puanı: 3.86 
Türkçe Yayın: Ephesus Yayınları
Çevirmen: Gökçe Çiçek




Yorumum

Bir süredir tarihi romans türünde kitap okumak nasip olmadı. O nedenle okumak istediğim ama bir türlü vakit bulamadığım Julianne MacLean'ın - Aşk Gelince kitabına bu hafta başladım ve az önce bitti. Önceki kitaplarını da oldukça uzun zaman önce okumuştum, bir ara yeniden gözden geçirip onlara da ayrıca yorum yazmayı düşünüyorum.

Yazar bir döneme damgasını vuran Amerikalı zengin varislerin İngilizlerle ünvan amaçlı yaptıkları evlilikleri baz aldığı serisinde Wilson kardeşlerin hikayelerini anlatıyor. İlk kitap olan Beni Aşka İnandır'da büyük kardeş Sophia, Aşkın Kollarında'da ortanca olan Clara ve Aşk Gelince'de küçük kardeş Adele'in hikayeleri yer alıyor. Serinin devam kitapları da var ancak onlar henüz yayınlanmadı.

Evet...Aşk Gelince'nin konusu biraz özet geçersem,

 Adele kardeşlerin en küçüğü ancak en aklı başında, ailesinin parmakla gösterdiği mükemmel kız. Kız kardeşleri gibi, gözüpek, maceracı, arzu ve isteklerinin peşinden giden değil. Ailesinin onayladığı bir evliliği kendine yeterli gören biri.
 Ama içinde bir şeylerin eksikliği yaşıyor. Ailesi fakirlikten bir anda zenginliğe geçerken Adele kendini arada sıkışmış hissediyor ve onca varlığa rağmen kendisini o dünyaya ait hissetmiyor. Bu nedenle bir yandan ailesini mutlu edeceğini, bir yandan İngiltere'de mütevazi bir hayata sahip olacağını düşünüyor. Ünvan sahibi Lord Osulton (Harold)'dan gelen evlilik teklifini bu nedenle kabul ediyor. Ancak gemide fidye için kaçırılıyor.
Burda devreye Harold'un kuzeni olan Damien devreye giriyor. 
Bu tarz romanlardaki karakterlerden hiçbir eksiği yok Damien'in. Çapkın, hovarda, yakışıklı, cesur ve parasız :D :D :D
Damien Adele'i kuzeni istediği için kurtarmaya gider ve tata-ta-tam, Adele'e deyim yerindeyse vurulur ancak Damien için ne kadar hovarda desekte özünde onurlu bir adam. Kuzeninin nişanlısına yan bakmamak için o kadar çabalıyor ki. Adele'de istediği hayatın tam zıttını yaşayan bir adama çekilmekten çok rahatsız.
Adele ve Damien, Harold'u üzmemek adına, (yalnız şunu demem lazım, Harold kesinlikle odunun teki, okuyunca anlarsınız)onurlu davranmak adına kendilerini hep geri çekiyor.
Konusu kısaca böyle...
Okuduğum tarihi romanslar arasında en iyisi değildi belki ama yine de güzeldi. Karakterlerini sevdim. Özellikle Adele çıtkırıldım kızlardan değil, her ne kadar kafası karışık gibi görünse de aslında oldukça güçlü karakter.
Damien de öyle çok aşırı burnu kafdağında tiplerden değil.
Konu olarak bilindik olmasına rağmen sıkmayan, anlatımı sade ve rahat okunabilirliğe sahip, güzel bir kitaptı bence.
Umarım Ephesus Yayınları serinin 4. kitabı için bizi çok bekletmez.


 Değerlendirmem

3,5 - Nerdeyse ortalamanın oldukça üstündeydi, keyif aldım


Şu aşk denen şey,
gerçekten bunca zahmete değer mi?

Adele Wilson için bu sorunun cevabı gayet açıktı: Elbette hayır! Kız kardeşlerinin, hayallerini süsleyen kocaları bulmak için sürüsüyle skandal ve gönül yarasına katlandıklarına şahit olmuştu. Londra civarındaki onca balo da cabası. Kendisine talip olan ilk İngiliz lordunu kabul etmesinin nedeni buydu işte. Ayrıca, onunla neden evlenmeyecekti ki? Müstakbel eşi nazik biriydi, dürüsttü ve kesinlikle gereğinden fazla duygusal değildi. Ondan daha delişmen, daha uzun boylu, daha gizemli olan kuzeninin, yani Alcester Baronu Damien Renshawun tam aksiydi.


Damien, kuzeninin nişanlısını baştan çıkarmaya çalışacak türden bir adam olsaydı, Adelein onu görmezden gelmesi çok daha kolay olurdu. Ancak Damien apaçık bir şekilde Adelee karşı koymaya çalışıyor ve aniden gelişen bu usturuplu davranışları, son derece edepli bir mizacı olan genç kızı daha da kışkırtıyordu. Aslına bakılırsa Damien, Adelein atak, neşeli ve ateşli bir yanını ortaya çıkarıyor gibiydi.


Görünüşe göre kader, Adelee tam da o aşk denen şeyin ne demek olduğunu öğretmek üzere ağlarını örmeye başlamıştı


* * *


Damien, Hiç yanlış olduğunu bildiğin bir şey yaptın mı? diye sordu.
Adele bu soruyu dikkatlice düşündü. Pek sayılmaz. Hatalarım olmuştur, elbette. Herkesin olur.
Hiç yanlış bir şey yapmak istedin mi?
Adelein aklına, hatıralarındaki kırmızı baton şekerin görüntüsü üşüştü. Dokuz ya da on yaşlarındayken, Wisconsindeki dükkânlardan birinde bu şekerlerden görmüştü, fakat o zamanlar hiç parası yoktu.
Çocukken bir şey çalmak istemiştim, dedi. Bir baton şeker.
Ama çalmadın. 
Adele başını iki yana salladı. Hayır, çalmadım.

6 Mart 2014 Perşembe

Vefa Enver - Bunu Sen İstedin [YORUM]





Yazar : Vefa Enver
Seri Adı: Çocuk da Yapamadım Kariyer de # 2
GoodReads Puanı: 3.93
Yayıncı: Ephesus Yayınları


Yorumum
 
En son nerde kalmıştık?? Hımm sanırım bizim kızlar rüya erkeklerini bulmuşlardı birlikte kaldıkları evi kapatıp  her biri sevgilisiyle güzel yarınların hayallerini kuruyordu :) İkinci kitap olan "Bunu Sen İstedin"de aradan biraz zaman geçmiş, Ahu ve Can evlenmiş üstelik tatlı bir süprizleri var. Aslı ve Hakan'ın ilişkisi ilerlemiş, bak sen şu işe ki Sibel Hanım'da Baran'la evleniyor. İlk kitabı okuyanlar bilir, Sibel ile ilgili hiç bir şey sakin ve sıradan değildir, tabikine düğünü de öyle :D :D
Unutmadan,yeni bir çift daha katıldı aralarına. Aslı'nın deli dolu kızkardeşi Nazlı ve Baran'ın kardeşi Kadir. Onların ilişkisinde resmen başım döndü, ne hızdı öyle. Bazı kızdığım noktalar da oldu tabi özellikle Baran bir ara cidden gözümden düştü, sonra sonra düzeldi ama yine de kızdım. Okuyunca hak vereceğinizi düşünüyorum.
İlk kitapta komik ve eğlenceli olarak bay doğru ile karşılaşmalarını okumuştuk. İkinci kitap olan Bunu Sen İstedin'de ilişkilerin ne kadar emek istediği, ilişkiye başladıktan sonra devamını getirebilmenin de hiç kolay olmadığını farklı karakterlerimiz eşliğinde yeri geldiğinde komik, yeri geldiğinde trajik bir şekilde anlatmış ve bende yine keyif alarak okudum. Türk işi pembe dizi tadında eğlenceli bir kitap daha bitti. Kitabın sonunda ise şok oldum. Beklemediğim karakterden beklemediğim bir davranış gördüm, en kısa zamanda son kitabını da okumam lazım. :D :D
İlk yorumda belirttiğimi tekrarlamakta fayda görüyorum.Siz de azıcık kafam dağılsın, eğlenceli, komik, pespembe bakış açısıyla romantik bir şeyler okuyayım derseniz seriyi rahatlıkla tavsiye ederim.
 
 Değerlendirmem
 
4-Ortalamanın oldukça üstündeydi, keyif aldım
 
 
 
 
***
 
Tatlı uçuk kaçık bir hikâye okumaya hazır mısınız?

Vefa Enverin romantik aşklarının en tatlı kahramanları okurlarıyla yeniden buluşuyor!

Tutkulu ve tatlı üç arkadaş, Sibel, Ahu ve Aslının hayatlarında nelerin değiştiğini merak ediyorsanız, bir an önce sayfaları çevirmeye başlamalısınız. Kahramanlarımız sevdikleri adamlarla ve hedefleriyle ilgili olarak ne durumdalar dersiniz?

Ne dilediğinize dikkat edin çünkü gerçekleşebilir.

Hiç ayrılmadan birbirlerine ait olmayı dileyen bu üç arkadaşın sevgilileriyle ilgili diledikleri her şeyi gerçekten istemiş olduklarından emin misiniz? Mesela Sibel tutkuyla sevdiği adamın hep hayatında olmasını dilerken birdenbire aslında hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını fark etmişse?

Vefa Enverin Çocuk da Yapamadım Kariyer de adlı romanında tanıdığımız karakterlerine bu romanda da doyamadıysanız, Neyse ki Çocuk Yaptımı okuyabilirsiniz
 
 
 

14 Şubat 2014 Cuma

Vefa Enver - Çocuk da Yapamadım Kariyer de [YORUM]




Yazar : Vefa Enver
Seri Adı: Çocuk da Yapamadım Kariyer de
GoodReads Puanı: 4.32
Yayıncı: Ephesus Yayınları



Yorumum


Çocuk da Yapamadım Kariyer de kitabı okuyalı bir hafta oluyor. İstedim ki yorumunu Sevgililer Gününe yapayım. Aşk dolu bir kitaba bugün daha bir güzel yaraşır değil mi :D :D
Şimdi kitabımıza geçelim... Chick-lit türünde bir serinin ilk kitabı. Yeni bir kitap değil ama tanışmam bu zamana kısmetmiş. Stres seviyemin tavan yaptığı bir iş gününün sonunda başladım kitaba. Amaç tabiki kafamı dağıtmaktı. Hatta çok sevgili arkadaşım esprisini de esirgemedi. Sen çocuğu da kariyeri de yapmadın mı niye okuyorsun diye :) :)
Aslı, Sibel ve Ahu adlı 30'larında üç kanki ev arkadaşı kızımızın hayatlarını anlatıyor. Çok farklı kişilik özelliklerine sahipler. Ortak noktaları kariyer çabaları ve inişli çıkışlı, bir türlü istedikleri gibi gitmeyen aşk hayatları.
Ahu, duygusal anlamda oldukça sert ve pek de paylaşıma açık değil. İş konusunda çok hırslı, bu konuda ezip geçmeyeceği pek birşey yok gibi. Sevgilisi Can ile bir dargın bir barışık sürdürdüğü ilişkisi pamuk ipliğine bağlı.
Sibel, bir şirkette üst düzey yönetici asistanı,lüksü seviyor.Umursamaz bir yapısı var. Erkekler konusunda maymun iştahlı ama içten içe kendini durultacak bir aşk arayışında. 
Aslı, oldukça duygusal, kendinden önce başkalarını düşünen, çekingen ama baskı altında tırnaklarını çıkarmaktan çekinmeyen bir yapıya sahip. Sevgilisi Metin'le adını koyamadıkları ilişkinin ağırlığı altında eziliyor.
Benim için oldukça keyifli bir okuma oldu.  Üç karakteri de oldukça sevdim. Olaylarla başa çıkma yöntemleri, romantik komedileri aratmayan halleri, yeri geldiğinde girl team kurarak birbirlerini teselli etmeye çalışmaları cidden oldukça eğlenceliydi. Farklılıklarına rağmen birbirlerine bağlılıkları imrendiren cinstendi. Dur bakalım, şimdi ne olacak diye diye kitabın sonuna kadar geldim gece vakti. Okuduğum ilk türk işi chick- lit kitap olduğu için beni bu kadar sarmasına şaşırdım desem yeridir. En kısa zamanda devam kitaplarını okumak istiyorum. Siz de azıcık kafam dağılsın, eğlenceli, komik, pespembe bakış açısıyla romantik bir şeyler okuyayım derseniz rahatlıkla tavsiye ederim.

Değerlendirmem


4-Ortalamanın oldukça üstündeydi, keyif aldım