31 Aralık 2013 Salı

RKBT 12.TUR || 3. Gün || Tawna Fenske - Yalancı Aşık || Şarkı Listesi

Turumuzun son gününde geldik Yalancı Aşık'ın Playlist'ine...
Kitabın kahramanlarından birinin erkek striptiz barı olması (pardon hafta sonları egzotik erkek dansçıların çıktığı barı :D), 80'ler temalı parti organizasyonu ve Drew ile Violet arasında garip bir etkileşimin kaynağı olması nedeniyle kitapta bol miktarda şarkıdan bahsediliyor . 25 tane şarkı adı gördüm (yanlış saymadıysam tabi :D ) . Kitabı okurken aklınıza takılırsa bir tık tık ile hemen dinleyebilirsiniz

Scorpions - No One Like You          Night Ranger - Sister Christian
Def Leppard – Photograph               Billy Idol - Flesh For Fantasy
Whitesnake – Trouble                      KISS - Betrayed 
Kiss - Psycho Circus                        AC/DC - You Shook Me All Night Long
Survivor- Eye Of The Tiger
Tommy Tutone - Jenny (867-5309)
Peter Gabriel - Mercy Street
Peter Gabriel - In Your Eyes
Howard Jones - The Prisoner
Sarah Mclachlan-Trainwreck
Rod Stewart - Da Ya Think I'm Sexy?
Justin Timberlake - SexyBack
Van Halen - Hot For Teacher
Aerosmith - Love In An Elevator
Guns N' Roses - Sweet Child O' Mine
Kenny Loggins - Danger Zone
Aerosmith - Dream On
Coldplay - Violet Hill
Ugly Kid Joe - Everything About You
Europe - The Final Countdown
Ozzy Osbourne -You Can't Kill Rock n' Roll
Pat Benatar - We Belong









30 Aralık 2013 Pazartesi

RKBT 12.TUR || 2. Gün || Tawna Fenske - Yalancı Aşık || Alıntılar


Merhaba,
Turumuzun 2. gününde alıntılarla sizlerleyim, umarım beğenirsiniz....
























Hoşçakalın, sevgiyle kalın...
Çiğdem

29 Aralık 2013 Pazar

RKBT 12.TUR || 1. Gün || Tawna Fenske - Yalancı Aşık || Tanıtım -Yorum - Çekiliş


Yazar Adı: Tawna Fenske
Kitap Adı: Yalancı Aşık
Orjinal Adı: Believe It or Not
Seri Bilgisi: Seri değil
GoodReads Puanı: 3.84
Türkçe Yayın: Nemesis Kitap
Çevirmen: Tuğba Kırca Alptekin

Tanıtım

Violet McGinn, anormallikten ve soyut şeylerden mümkün olduğunca uzak durmaya çalışan, mantıklı bir kadındır. Belki de bu yüzden kendine meslek olarak muhasebeciliği seçmiştir. Annesi ünlü bir medyumdur ve bir gün hastaneye yatırılır. Violet, annesinin işini bir süreliğine devralmak zorunda kalır ve hiç istemese de sahte medyumluk yapmaya başlar.

Drew Watson, yakışıklı bir bar işletmecisidir. Cumartesi geceleri barında çaldığı müzikler eşliğinde dans eden müşterileriyle ve arkadaşlarıyla mutludur.

Chris Abbott ise her kadının hayalini kurduğu genç, yakışıklı, kibar ve başarılı bir doktordur.

Violet birini seçmelidir. Kalbini mi yoksa mantığını mı dinlemelidir? 
Yolunu bulmaya çalışırken yapacağı bir hata, belki de üçünün kaderini toptan değiştirecektir.


Yorum

Bu seferki tur kitabımız Nemesis Kitap'tan ve yazarı Tawna Fenske olan Yalancı Aşık...
Öncelikle şunu belirtmeliyim kapağı oldukça hoşuma gitmişti ve okumayı düşündüklerimin arasına not almıştım ki tura denk geldi.
Violet Elizabeth Taylor misali siyah uzun saçlı menekşe gözlü bir hatun. Erkek karakterimiz Drew'de ondan aşağı kalır mı maviş gözlü esmer bir yakışıklı... Violet'in medyum(!) annesinin geçirdiği kaza nedeniyle karşılaşırlar ve ilk tanıştıklarından itibaren aralarında çekim oluşur. Ancak şöyle bir sıkıntı vardır. Violet bu konulara inanmamakta, aklın yolu birdir o da mantıktan geçer tarzında olması nedeniyle annesinin yaşam tarzından uzakta son derece basit ve sıradan bir hayat istemektedir.
Drew ise bir striptiz barı işletmecisi (ki kendisi bunu kabul etmez, sadece hafta sonları egzotik erkek dansçı programı olan bir bar işletmesi olduğunu savunmaktadır.) İstediği tanımların dışında kalmaktadır.
Annesinin doktoru Chris ise kesinlikle tam istediği gibidir. Ya da Violet kendini öyle olduğuna inandırmaktadır. Çünkü aklı hep Drew'dedir. Hele de annesiyle yaptığı anlaşma nedeniyle sözde medyumluk yapması ve Drew ile komşu olması da işini kolaylaştırmamaktadır. İstemediğin ot burnunun dibinde biter sözü tam da onlar için yazılmış gibi. Bundan sonrası tam evlere şenlik. Violet'in annesi Moonbeam ve tayfasının yaptıkları, medyumluk seansları, Violet ve Drew'in birbirlerinden uzak durma çabaları...
 Özellikle annesini bir türlü çözemedim. Cidden bir medyum mu yoksa numara mı yapıyor pek emin olamadım ama tatlı cadı bir anne olduğuna eminim. Kızının mutluluğu herşeyden önemliydi ve sanırım çaktırmadan yaptığı şeylerde bunun içindi.
Tawna'nın ilk okuduğum kitabı Yalancı Aşık oldu. Güzel bir günümüz romantik komedisiydi diyebilirim. Okurken insanı yormayan, komik diyalogları ve çekişmeleriyle yeri geldiğinde tebessüm ettirirken, yeri geldiğinde kahkahalar attıran bir kitap oldu benim için. Keyfiniz yok ise, şöyle hafif birşeyler okuyayım da kafamı dağıtayım diyorsanız bu kitap tam size göre...


Değerlendirme

4 - Ortalamanın oldukça üstündeydi, oldukça keyif aldım.



.... ve çekilişşşş

Not: çekilişimiz facebook sayfamızda açıklanacaktır.
a Rafflecopter giveaway




Hoşçakalın, sevgiyle kalın

Çiğdem





24 Aralık 2013 Salı

RKBT 11.TUR || Ali Harris - İlk Son Öpücük || Tanıtım -Yorum



Avuçlarınızdan kayıp giden bir aşka nasıl tutunabilirsiniz?

Bana bir iyilik yapın ve bugün bir kuralı yıkın. 

Kendinizden geçin ve anı yaşayın!

Yüreğinizi açın. Şimdi lütfen biraz daha açın. Çok sevin, hiç sevmediğiniz kadar çok hem de. Dimdik ayakta durup aşkınızı haykırmaktan ve sesinizin duyulmasından korkmayın. SENİ SEVİYORUM diye bağırın. 

Aşkın hakkını verin. Ve sokakta, herkesin önünde nefesiniz tükenene kadar sevdiğinizle öpüşün, sanki her biri son defaymış gibi...

Molly ile Ryan ilk öpüştüklerinde sonsuza kadar birlikte olacaklarını biliyorlardı, ta ki gelecek onlara hiç ummadıkları bir sürpriz hazırlayana kadar...


Yorumum

Başlarken şunu sormak istiyorum: Love Story sever misiniz?

Eğer seviyorum derseniz, tamam, doğru kitaplardan birini buldunuz demektir. Bu kitapla ilgili "nerden başlasam, nasıl anlatsam" modundayım. Gerçekten de "benim için ayrı yeri olan kitaplar top10'numa" resmen pike yaptı diyebilirim.
Kitabın başında taşınma hazırlığı yapan Molly ile tanışıyorsunuz. Sonra başlıyor hikayesini anlatmaya.
Burada şunu belirtmek istiyorum, anlatırken şimdiki zamandan geçmişe gidiyor ama kronolojik bir sırayla değil, farklı zaman dilimlerine. (not: bu kısmı adaptasyonu biraz zorluyor.)  Molly ve Ryan'ın aşkı yeni değil. Ergenliklerinden beri süregelen ilgileri zaman içerisinde kaderin onları bir araya getirmesiyle canlanıyor ve bir çift oluyorlar. Gerçek hayatta olduğu gibi, inişleri çıkışları, ayrılık ve barışma süreçleri olan bir aşkı Molly'nin anılarının ışığında bizde öğreniyoruz. Gerçekten de onlarınki çok özel bir aşk. Her ne kadar hataları da olsa imrenilir cinsinden.
Kitabın ilk 400 sayfasında bu aşkın gelişimini izler ve nereye varacağı konusunda tahminler yapmaya çalışırken ani bir ters köşeyle farklı bir boyuta geçtim.O güzelim aşk hikayesi sinsi bir drama döndü.  İşte o an koptuğumun resmi oldu. Bundan sonrasını anlatmak benim için cidden zor.
Okuduklarım arasında aşka, hayallere, fedakarlığa, uzlaşmaya, özetle hayata dair dersler edinebileceğim en güzel kitaplardan biri oldu İlk Son Öpücük.
Kitabın tek handikapı daha önce belirttiğim gibi kronolojik bir sıralama ile ilerlememesiydi. (kırdığım tek puan :D ) Bunun haricinde gerek konu gerek anlatım ile kendine çeken, sayfaları birbiri ardına devirtecek güce sahip, yazarının diğer kitaplarını da merak ettiren bir kitap oldu benim için. O nedenle okumayı düşünenlere fazla düşünmeyin diyor ve kesinlikle tavsiye ediyorum :)
Son olarak siz siz olun, birşeylere takılıp anı yaşamaktan vazgeçmeyin. Geriye dönüp baktığınızda bu takıntıların sizden çok önemli şeyleri çalabileceğini aklınızdan çıkarmayın.
ve tüm öpücüklerinize sahip çıkın...


Değerlendirmem


4-Ortalamanın oldukça üstündeydi, keyif aldım




hoşçakalın, sevgiyle kalın...
Çiğdem






23 Aralık 2013 Pazartesi

RKBT 11.TUR || Ali Harris - İlk Son Öpücük || My To Do List


Merhaba,
Bugün bir özelimi sizlerle paylaşmak istiyorum: Yapmak istediklerime dair listemi.
Bu fikri bize veren Molly ve onun sürekli değişen to do list'i oldu. Kitap boyunca onun listelerine imrenirken bir yandan Ryan'ın yazdığı olmak listesini de göz önünde bulundurarak, basit veya zor yada hayal veya gerçekleşmesi muhtemel diye düşünmeden, öncelik sırasız, aklıma geldiği gibi kendimce listemi oluşturdum.




İtalya'da İspanyol merdivenlerini ve  "Aşk Çeşmesi"ni görmek

Kuzey Işıklarını izlemek
İngiltere'de London Eye'den kenti seyretmek


*Milli Piyango 2014 çekilişi büyük ikramiye olmasa da bir- iki yıllık kitap masraflarımı çıkarmak (tamam biliyorum, bu daha çok hayallerim ve ben konulu ama olsun yazmak istedim. :D)

kısa vadede olanaksız gibi ama mutlaka bir kedi ve köpek edinmek.

Amatörce de olsa bir müzik aleti çalmak (nedense kemana ayrı bir hayranlığım var)

ve bütün bu yapmak istediklerimi ailem ve sevdiklerimle birlikte yapmak (Sanırım benim için en önemlisi bu :D )

Son olarak bendeniz Çiğdem'den ufak bir tavsiye:
Hayat cidden çok kısa ve belirsiz. Anı yaşamak, ve dolu dolu yaşamak, gerekiyor. Sevdiklerinizle vakit geçirin, onlarla mutlu anılar biriktirin. (Şefika'cım bu ifade senden, çok sevdim)
Son olarak kendinize asla keşke diye başlayan cümleler kurdurtmamaya çalışın....

Hoşçakalın, sevgiyle kalın...
Çiğdem










20 Aralık 2013 Cuma

RKBT 11.TUR || Ali Harris - İlk Son Öpücük || Kapaklar - Ön okuma & Çekiliş



Merhabalar
RKBT olarak yeni turumuz "İlk Son Öpücük" ile karşınızdayız. (Ne kadar romantik değil mi?)
İlk gün kapaklar ve ön okumayla blogumda misafirsiniz, çay kahve ikram etmek isterdim ama sanal ortam işte :D :D onun yerine size çekiliş ikram edeyim. :D :D

İlk önce kapaklar...
Şimdi aşağıdaki resme bakın ve farkları söyleyin dermişim :D
Bulabildiğim orjinal dışında Makedon ve Türkçe basım kapakları. Görüldüğü gibi ufak tefek farklar dışında orjinaline sadık kalınmış. Benim oldukça hoşuma gitti. 



2 bölümlük Ön Okuma için burdan lütfen :D :D

Ve çekilişşşşş :D


a Rafflecopter giveaway


Hoşçakalın, sevgiyle kalın...
Çiğdem 

13 Aralık 2013 Cuma

Çekilişe Katılanlar İçin Rafflecopter Kullanım Kıl...

Kitap iklimi Rafflecopter için güzel bir kullanım klavuzu hazırladı.
Zorlananlar ya da ilk kez kullanacak arkadaşlar burdan yararlanabilir

Kitap İklimi: Çekilişe Katılanlar İçin Rafflecopter Kullanım Kıl...: Yılbaşı çekilişimize gösterdiğiniz ilgiden dolayı çok teşekkür ederiz öncelikle. Katılmak isteyen çok ama blog ve Rafflecopter bir çok ar...

10 Aralık 2013 Salı

RKBT Yılbaşı Çekilişi Başladı!!!!



2013'ün son çekilişine hoşgeldiniz!
 Çekilişimiz bugün başlayacak ve 31 Aralık'ta yılın son gününde bitecek. 2014'e bu kadar az kalmışken RKBT olarak kitapseverlere verilecek en güzel yeni yıl hediyesinin kitap olduğunu düşündük ve böylece bu çekiliş fikri ortaya çıktı. Sağ olsun yayın evleri de bu fikrimize destek olup gerçeğe dönmesini sağladılar.  Katılan tüm yayınevi ve yazarlara katkılarından dolayı çok teşekkür ederiz. 

Ahmet Karayün 
Altın Bilek Yayınları 
Arkadya Yayınları 
Arunas Yayıncılık 
Aspendos Yayınevi 
Delidolu
Destek Yayınları 
Dex Plus 
Eksik Parça Yayınları 
Emrah Özdemir
Feniks Kitap 
İthaki Yayınları 
Martı Yayınları 
Maya Kitap 
Orkinos Yayınları 
Panama Yayıncılık 
Parodi Yayınları 
Yabancı Yayınları 

* * * * * * * * *  

Hediye Edilecek Kitaplarımız 

Ahmet Karayün 
 Gizli Miras (3 Kişiye - İmzalı) 

Altın Bilek Yayınları 
Booth Tarkington - Muhteşem Ambersonlar 
Cenk Kayakuş - Piri Reis'in Sırrı 
Damla Selin Batu - İçimizdeki Kelebek 
Davut İbrahimoğlu - Mutluluğa Giden Yol 
Dimitris Mamaloukas - Özgür Ruh Fini 
Edgar Wallace - Gizemli Ev 
İlker Balkan - Kör Kuyu 
İlker Balkan - Tufanda Aşk Ezgileri 
İlker Balkan - Umut, Kadın ve Kristal Gül 
Peter Ward - Zaman Temsilcisi 
Rubert Thomson - Mahremiyet 
Tami Newton - Le Chic Butik 
Wayne Simmons - Öldüren Güzel 

Arkadya Yayınları 
Darien Gee - Dostluk Ekmeği 
Lucy Kevin - Düğün Hediyesi 
Sarah Jio - Böğürtlen Kışı 

Arunas Yayıncılık 
Gina Mckinnon - Eyvah! Anneme Dönüşüyorum! 
Chas Newkey-Burden - Eyvah! Babama Dönüşüyorum! 
J. A. Konrath - Şey 
Dan Chaon - Kimlik 
Harley Pasternak - 5 Faktör Dünya Diyeti 

Aspendos Yayınevi 
T. E. Sivec - Güzel Bir Yalan (2 Kişiye) 

Delidolu 
Ally Condie - Eşleşme ve Yol (2 kişiye set) 

Destek Yayınları 
Ahmet Batman - Sabah Uykum 
Ahmet Batman - Soğuk Kahve 
Aret Vartanyan - Çırılçıplak Aşk 
Bülent Gardiyanoğlu - 2 Tam Bir Tek 
Ertürk Akşun - Ateş, Güneş ve Ada 
İlkim Öz - Aynı Yatakta Üçümüz 
Kahraman Tazeoğlu - Bukre 
Murat Arda - Pelin 
Nuray Sayarı - Rastlantı Yoktur Neden Vardır 
Serkan Özel - Sıcak Ayaz 
Uğur Koşar - Allah De Ötesini Bırak 
Yelda Cumalıoğlu - Aşkolsun 

Dex 
Jennifer L. Armentrout - Saplantı 
Samantha Young - Dublin Caddesi 

Eksik Parça Yayınları 
Karen Kingsbury - Köprü 
Susan Mcbride - Küçük Siyah Elbise

Emrah Özdemir 
Mavi Çizgili Atkım (3 Kişiye - İmzalı) 

Feniks Kitap 
Elizabeth Haynes - Işığı Ararken 
Bilgi Avcısı 

İthaki Yayınları 
Gülşah Elikbank - Uykusuzlar 
Neil Gaiman - Yolun Sonundaki Okyanus 
Suat Derviş - Fosforlu Cevriye 

Martı Yayınları 
Carol Rifka Brunt - Kurtlara Söyle Eve Döndüm 
Iris Johansen - Zamanın Rengi Aşktır 
Kristin Harmel - Gökyüzünde Yıldızlar Parladıkça 

Maya Kitap 
Daniel Quinn - B'nın Hikâyesi 
Diana Cooper - Taşların Sessizliği 
Jonathan Barnes - Uyurgezer 
Patricia McCormick - Asla Pes Etme 
Sofie Laguna - Sırrın Sesi Yoktur 

Orkinos Yayınları 
Irene Cao - Seni İzliyorum (6 Kişiye) 

Panama Yayıncılık 
Candan Özer - Bitanem 
Candan Özer - Kader 
Yaşar Şahin Anıl - Aşk İksiri 

Parodi Yayınları 
Jonathan Maberry - Çürük ve Harabe 
T. A. Barron - Merlin 
Margaret Peterson Haddix - Kayıp 

Yabancı Yayınları 
Jamie McGuire - Araf 
Jamie McGuire - Ayaklı Bela 
Jamie McGuire - Tatlı Bela 

Ek hak kazandırmıyor ama yorum bırakırsanız çok seviniriz (: 

Çekiliş

a Rafflecopter giveaway

8 Aralık 2013 Pazar

Jamie McGuire - Araf (Providence Üçlemesi - 1) YORUM



Orjinal Adı: Providence
Seri Bilgisi: Providence # 1
GoodReads Puanı: 4.07
Türkçe Yayın: Yabancı Yayınları
Çevirmen: Nergis Karababa

Aylar öncesinde Tatlı Bela ve Ayaklı Bela ile birlikte Jamie'nin diğer kitaplarını da merak eder olmuştum ve o dönem, Yabancı Yayınları'ndan Providence serisinin de çıkacağını öğrendiğimde çok sevinmiştim. Gel zaman git zaman ve sonunda "Araf" adıyla çıktı ve bende anca okuyabildim. Şunu kesinlikle söylüyorum bundan sonra Jamie'nin tüm kitaplarının takipçisiyim. :D
Konusuyla, karakterleriyle, anlatımıyla, çevirisiyle bana göre oldukça güzel bir kitaptı. Jamie'yi tebrik ediyorum, böylesi harika karakterleri nasıl yaratıyor anlamıyorum. Bence o kadar inandırıcı yazıyor ki fantastical ve kağıt üzerinde olmasına rağmen gözlerim etrafta bir Jared arıyor. Ahhh Jared, her eve, her genç kıza lazım cinsinden bir karakter. Sadakatin, aşkın, koruyuculuğun, romantizmin toplandığı rüya karakter.  Benden geçti, ama bekar kız kardeşlerim için diyorum :P
Konusundan kısaca bahsedersek, Jared Ryel  koruyucu bir yarı melek. Nina ise onun korumakla görevli olduğu kızımız. Jared Nina'ya hayatıyla bağlı, o ölürse, Jared'in de ömrü sona eriyor. Aslında Jared'in ailesi de Nina'nın ailesiyle bu şekilde bağlı. Kendini bildi bileli Nina'yı koruyan Jared, zamanla ona aşık oluyor. Ama Nina onun farkında bile değil, hep uzaktan izliyor, koruyor. Nina babasının ölümüyle yıkılıyor ve Jared dayanamayıp cenazeden sonra Nina'ya görünüyor. Sonrasında sık sık karşılaşmalar ve peşindende aşk ortaya çıkıyor. Hem de ne AŞK...
Aşkları Nina'nın babasının geçmişine ait karanlık kısımlarıyla, sonrasında şeytanlar/melekler dünyasıyla sınanıyor.
Yanlız dikkatimi çekti Tatlı Bela'daki gibi kadın karakterimiz, dediğim dedik ve birazcık arıza tip. Jared hakketen melek gibi gözümde. Zavallı Jared'e çektirme faslına girdiğinde, ahhh işte dayaklık cinsten biri daha derken allahtan olayı uzatmadan vazgeçti.Neyse artık idare ediceğiz :D :D
Kitapta tam da benim sevdiğim gibi, hayalötesi bir aşk, aksiyon, ve fantastik öğeler var.Anlatımda su misali oldukça akıcı, sıkılmadan okuyorsunuz, hele sonlarda aksiyonun dozu gitgide artıyor.Diğer kitaplarda daha da fantastik mevzulara girileceğini düşünüyorum. 
Kapağına gelirsek çok şirin melekli bir kar küresi gayet güzel olmuş. İçeriği orijinal kapağa göre daha iyi açıklıyor.Ayraç ise, Yabancı'nın ayraçları ayrı bir ekol oldu. Gözüm gibi bakıyorum, birşey olmasın diye..

Özetle; eğer sizde benim gibi fantastik öğelerle süslü, romantik kitapları seviyorsanız, tam size göre bir kitap diyebilirim. Mutlaka okuyun :D :D

Değerlendirmem;

5-Tek kelimeyle mükemmeldi



***


Araf 
Işığın olduğu yerde, karanlık da vardır.

Nina, babasının ölümüyle kendisini Providenceta varlığından hiç haberdar olmadığı bambaşka bir dünyanın içinde bulur. Babasının cenazesinin olduğu gün otobüs durağında tesadüfen karşılaştığına inandığı çekici, karşı konulamaz Jared ile yakınlaşmasıysa Ninanın hayatını tamamen altüst eder.
Jared ile Ninanın birbirlerine âşık olmaları işleri tamamen zora sokar. Jared, Ninayı sadece babasının düşmanları olan insanlardan değil, kendi soyundan olan yarı meleklerle Cehennemdeki Şeytanlardan da korumak zorunda kalır. Jared ile Ninanın birlikte olabilmek için kaderlerine karşı gelip düşmanlarını alt etmeleri gerekir.
Tatlı Bela ve Ayaklı Bela romanlarıyla olay yaratan Jamie McGuire, bu kez farklı bir seriyle karşımıza çıkıyor.
Providence üçlemesinin ilk romanı Araf, devamını merakla bekleyeceğiniz fantastik bir aşka sahne oluyor. 

7 Aralık 2013 Cumartesi

RKBT 10.TUR || Fikret Topallı - Baba, Dışarıda Bir Melek Var! || "SERİ KATİLLER" TANITIM





Yayıncı : İthaki Yayınları
Yılı: 2006
Goodreads Puanı: 4.00 / 5
Vikitap Puanı: 7.7 / 10
Neokur Puanı: 4.00 / 5

TANITIM

"Fikret Topallı'nın çoğu ABD'de işlenmiş seri cinayetlerden yola çıkarak hazırladığı bu kitap bir cinayet romanı değil. Olaylar gerçekten yaşandı; katiller, kurbanlar, tanıklar ve dedektifler, hepsi de gerçek kişiler... İçinde her türlü şiddeti barındıran bu gerçek hayat hikayeleri, hem polisiye türe özgü merak ve heyecan duygusunu hem de korku ve gerilim romanlarına has bir ürpertiyi yaşatıyor okuyucuya. Ama kitabın yarattığı ürperti vaka anlatımlarından, cinayet ve ceset tasvirlerinden kaynaklanmıyor.

Ürperiyoruz, çünkü şahit olduğumuz cinayetler modern toplum hayatının sıradan bir parçası. Dehşet o hayatın görünürdeki rasyonelliğinin hemen yanı başında, daha doğrusu tam içinde. Anlıyoruz ki burjuva toplumunun huzurlu yaşamının izleyeni yanıltan bir akışı var. Sistemin bütün ideolojik aygıtlarıyla dillendirdiği huzur ve güven ortamı söylemi de, aslında tehlikeleri ve çatlakları saklamak çabasından başka bir şey değil."
- A. Ömer Türkeş

"Elinizdeki çalışmanın fazlasıyla sinir bozucu bir kitap olduğunu baştan belirtmeliyim. Çoğunuz vahşetin, vicdansızlığın böylesinden, bu kadarından büyük rahatsızlık duyacak okurken. Her bölümün başından sonuna dek caninin bir an önce yakalanmasını, başka bir canı acıtmamasını dileyecek; katil yakalandıktan sonra da en ağır biçimde cezalandırılmasını isteyeceksiniz...

Bu kitapla insanın potansiyel gaddarlığının sınırsızlığını göreceksiniz ve moraliniz biraz bozulacak. Onlarca kadını öldüren sapıklara, cezaevinde yatarlarken çoğu kadın olmak üzere ne kadar çok sayıda hayran çıktığını ve ne kadar çok destek mektubu geldiğini okuduğunuzda kanınız donacak. İnsan denen türü en çirkin yönleriyle görüp irkilecek, ama aynı zamanda bilinçleneceksiniz. Basit suçlar işleyenlere artık fazla kızmayacaksınız belki, sıradan insanları ise sanırım daha çok seveceksiniz."
- Kaan Arslanoğlu

**** Seçmece Yorumlar****

Benim gibi polisiye meraklılarının daima ilgisini çeken Ted Bundy, Ed Gein, Gacy, Dahmer ve diğer caniler hakkında son derece detaylı bilgiler yer alıyor. Sürükleyici bir üslupla yazılmış, yer yer ayrıntılı şiddet sahneleri içerse de rahat okunuyor. Ben geceleri ürpererek de olsa üç günde bitirdim! Tür meraklılarına çok önemli bir kaynak kitap, herkese tavsiye ediyorum.

***

Komşunuzun, arkadaşınızın hatta eşinizin bile katil olabileceğini anlamak çok dehşet verici. Artık etrafıma daha dikkatli gözlerle bakacağım. İlgi alanına girenler için güzel bir kitap.

***

Bir insanın nasıl çığrından çıkıp da kitapta anlatılan eylemleri yapabilecek sınıra geldiğini merak etmeden duramıyorsunuz. Beni en çok etkileyen Yamyam Çocuk Katili´nin hikayesiydi. Serinin ikinci bölümü ilk kitaba göre daha hafif diyebilirim. Güzel bir inceleme olmuş.

***

İnsanoğlunun ne kadar acımasız olabileceğine dair fikir edinmemizi sağlıyor.Bizden bu derece manyak katil çıkmadığı için mutlu oldum. Sanırım biraz da din etkisi.

XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX


Yayıncı : İthaki Yayınları
Yılı: 2007
Goodreads Puanı: 4.71 / 5
Vikitap Puanı: 6.7 / 10
Neokur Puanı: 0.00 / 5 (oylanmamış)

TANITIM


"Fikret Topallı'nın çoğu ABD'de işlenmiş seri cinayetlerden yola çıkarak hazırladığı bu kitap bir cinayet romanı değil. Olaylar gerçekten yaşandı; katiller, kurbanlar, tanıklar ve dedektifler, hepsi de gerçek kişiler... İçinde her türlü şiddeti barındıran bu gerçek hayat hikayeleri, hem polisiye türe özgü merak ve heyecan duygusunu hem de korku ve gerilim romanlarına has bir ürpertiyi yaşatıyor okuyucuya. Ama kitabın yarattığı ürperti vaka anlatımlarından, cinayet ve ceset tasvirlerinden kaynaklanmıyor.

Ürperiyoruz, çünkü şahit olduğumuz cinayetler modern toplum hayatının sıradan bir parçası. Dehşet o hayatın görünürdeki rasyonelliğinin hemen yanı başında, daha doğrusu tam içinde. Anlıyoruz ki burjuva toplumunun huzurlu yaşamının izleyeni yanıltan bir akışı var. Sistemin bütün ideolojik aygıtlarıyla dillendirdiği huzur ve güven ortamı söylemi de, aslında tehlikeleri ve çatlakları saklamak çabasından başka bir şey değil."
- A. Ömer Türkeş

"Elinizdeki çalışmanın fazlasıyla sinir bozucu bir kitap olduğunu baştan belirtmeliyim. Çoğunuz vahşetin, vicdansızlığın böylesinden, bu kadarından büyük rahatsızlık duyacak okurken. Her bölümün başından sonuna dek caninin bir an önce yakalanmasını, başka bir canı acıtmamasını dileyecek; katil yakalandıktan sonra da en ağır biçimde cezalandırılmasını isteyeceksiniz...

Bu kitapla insanın potansiyel gaddarlığının sınırsızlığını göreceksiniz ve moraliniz biraz bozulacak. Onlarca kadını öldüren sapıklara, cezaevinde yatarlarken çoğu kadın olmak üzere ne kadar çok sayıda hayran çıktığını ve ne kadar çok destek mektubu geldiğini okuduğunuzda kanınız donacak. İnsan denen türü en çirkin yönleriyle görüp irkilecek, ama aynı zamanda bilinçleneceksiniz. Basit suçlar işleyenlere artık fazla kızmayacaksınız belki, sıradan insanları ise sanırım daha çok seveceksiniz."
- Kaan Arslanoğlu

Not: ilk kitabın devamı, tanıtım yazısı ilk kitapla aynı hazırlanmış.


**** Seçmece Yorumlar****


İlk kitabı okuduktan sonra bunu da okumak kaçınılmaz oluyor. İkinci kitapta bu defa Henri Landru, Peter Kürten, Dennis Nilsen Aileen Wuornos, Javed İqbal'in de aralarında bulunduğu, yine 13 seri katilin gerçek öyküleri sürükleyici bir biçimde anlatılmış.

***

Yazarın İthaki Yayınevinden çıkan Seri Katiller 1 ve 2 kitapları bence Polisiye araştırma kitapları içinde özel yere sahip oldu. İlki gibi bu ikinci kitap da okuru sürükleyici bir polisiye roman gibi etkisi altına alıyor. Ayrıca yaşananların gerçek olduklarını bilmek insanı daha fazla etkiliyor. Henry Lee Lucas, Leonard Lake, Dennis Nilsen gibi canilerin yanı sıra yazar değil Türkiye'de, dünyada bile haklarında sınırlı bilgi bulunan Endonezyalı Ahmad Suradji, Pakistanlı Javed Iqbal gibi seri katiller hakkında da pekçok bilgi sunuyor. Gözden kaçırılmaması gereken bu çalışmayı tüm polisiye-gerilim severlere öneririm.

***

Uzun zamandır kitap okumayı bırakmıştım. Bu kitap sayesinde tekrar okumaya başladım. Okuduğum en güzel kitaplar arasında yerini aldı ve kütüphanemde baş köşede duruyor. Ayrıca kitabın kapağıda değişmiş. Bu kitabı okuduktan sonra merak edip diğer seri katiller kitaplarını araştım ve aldım ama hiçbiri bana bu kitaptaki tadı vermedi. Hatta sıkıldım diyebilirim. Ellerine sağlık Fikret Topallı.


XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX




Yayıncı : İthaki Yayınları
Yılı: 2013 (10 Ekim)
Goodreads Puanı: 0.0 / 5 oylanmamış
Vikitap Puanı: 8.00 / 10
Neokur Puanı: 0.00 / 5 (oylanmamış)


TANITIM


Kimi gaipten sesler duyuyor, kimi kötü geçen çocukluğunun intikamını alıyor, kimi kurbanlarının acısını dindirdiğini düşünüyor kimi de sadece sapıkça dürtülerini bastırmak için öldürüyor.

İşledikleri cinayetler aylar hatta yıllar sonra çözülüyor, polisler karşılaştıkları vahşet karşısında şaşkına dönüyor, kamuoyu bu davaları günlerce tartışıyor. Öldürme sebepleri ne olursa olsun onlar, çağımızın en vahşi, en acımasız, en psikopat katilleri. 

Seri katiller üzerine yaptığı araştırmalarla tanınan Fikret Topallı, bu kitabında da canilerin yaşam öykülerini mercek altına alarak kanınızı donduracak. 

Unutmayın; bu kitapta anlatılan vahşi katliamların, cinayet ritüellerinin ve yamyamlık deneyimlerinin hepsi gerçek!

****Seçmece Yorumlar****


fikret topallının seri katillerin yaşamlarını anlattıgı 3. kitap, ilk iki kitap gibi dili gayet akıcı ve sade, kan dondurucu enteresan hikayelerle dolu, seri katillerin hayatını merak edenlerin okuması gereken kitaplardan biri...

***

Yazarın "Seri Katiller" serisinin 3 kitabının tanıtımını yapmaya çalıştım, çeşitli satış siteleri ve kitapla ilgili paylaşım platformlarında belirtilen yorumları da ekledim. Olumsuz yorum görmedim desem yeridir. Seriyi de okunacaklarımın arasına ekleyeceğim gibi görünüyor :D :D

Hoşçakalın, sevgiyle kalın...
Çiğdem

5 Aralık 2013 Perşembe

RKBT 10.TUR || Fikret Topallı - Baba, Dışarıda Bir Melek Var! || Kitapperest Dünya'mın Seçimi


Bugün gündüzden yorumumu yapmıştım, şimdi de okuduğum öykülerden beni tırstırma kabiliyeti yüksek olanı seçtim. Yatak odamdaki büyük boy aynanın karanlıktaki görüntüsü çoook etkili oldu. :D


Bloody Mary / Kanlı Mary

“Bloody Mary” (Kanlı Mary) belki de dünya üzerinde en çok bilinen, en fazla anlatılan ve korkutan şehir efsanesidir. İngiltere kökenli bu efsanenin geçmişi çok eski yıllara dayanmakla birlikte, özellikle kız çocuklarının gece toplantılarında birbirlerine anlatmaları ile 20. yüzyılın başlarında yaygınlaşmıştır. İngiltere’den daha çok Amerikan kültürüne adapte olan bu efsanenin de tıpkı benzerleri gibi değişik versiyonları bulunur. Pek çok korku filminde bu efsanenin çeşitli yorumları etkileyici bir biçimde kullanılmış, izleyicilerin korkması sağlanmıştır. Bu şehir efsanesinin en yaygın biçimde anlatılan hikâyesi şöyledir:
Bir kasabada aynı okula giden 15 yaşlarında dört kız arkadaş gece yatısına kalmak için Amy’nin evinde buluştular. Amy’nin ailesi kızlar rahat etsin diye o gece bir yakınlarına gitmişti. Kızlar bol bol konuştular, gülüştüler, bir şeyler atıştırıp, yüksek sesli müzik eşliğinde dans edip eğlendiler. Artık saat gece yarısını geçmiş, kızlar yorulmuşlardı. İçlerinden biri “Uykum kaçtı ama hiçbir şey yapacak halim de yok,” dedi. Amy yanıtladı: “Benim de... Baksanıza, birbirimize hikâyeler anlatalım mı? Birazcık korkunç şeyler!”
Bu teklif hoşlarına gitmişti, “Evet! Harika olur!” dedi biri. Bir diğeri, “Ama ben bilmiyorum böyle hikâyeler...” diye karşılık verdi. Ev sahibi olarak önderliği almak yine Amy’ye düşmüştü. “Bende çok güzel bir hikâye var. Ama çok korkunç. Yeni öğrendim. Anlatayım mı?” Kızlar aslında ürkmüşlerdi ama belli etmemeye çalışarak kıkırdadılar: “Anlat canım, ne olacak?”
Amy’nin hikâyesi şöyleydi:
“Bundan 200 yıl önce buralarda Mary Worth adında bir yaşlı kadın varmış. Kasabadan uzakta, korudaki bir kulübede yaşıyormuş tek başına. Büyücülük yaptığı söyleniyormuş. Kasabanın yeni papazı kadından hiç hoşlanmıyormuş; kilisedeki bütün vaazlarında büyücülüğün günah olduğunu, büyücülerin inananları cehenneme yönlendirdiğini, bu yüzden yok edilmeleri gerektiğini anlatmaya başlamış. Sonra kadının adını da vermeye başlamış. Mary Worth’un bir cadı olduğunu, uğursuz varlığı ve kötü büyüleriyle herkese zarar vereceğini söylüyormuş. İşte papaz insanların aklını böyle çelmiş. Çok etkilenen birkaç kişi bu sorunu halletmek için Mary cadısını ortadan kaldırmak gerektiğini yaymaya başlamış ve kısa bir sürede onlarca kızgın adam bir araya gelerek Mary’nin kulübesine bir baskın düzenlemişler.
Evde yakaladıkları yaşlı kadını tartaklayıp döverek kasabanın meydanına getirmişler; alelacele meydana dikilen bir kazığa bağlayarak çeşitli işkenceler yapmaya başlamışlar. Bıçaklarla kadının yüzünde ve vücudunun çeşitli yerlerinde kesikler açmışlar; bu arada bazıları da ayaklarının dibine odun yığmaya başlamış. Çünkü papaz cadıların ancak yakılarak öldürüleceğini söylemiş. Yaşlı kadın kanlar içerisinde haykırıyor ve kalabalığa lanetler savuruyormuş: “Bu kasabayı lanetliyorum. En büyük lanet üzerinizde olacak; yüzyıllar geçse bile torunlarınız lanetimden kurtulamayacak! Adımı andığınızda aynalardan çıkıp geri geleceğim!”
Kasaba halkı kanlar içindeki kadının dehşet verici sözlerinden etkilenmiş, ancak lincin elebaşları işi daha fazla uzatmamak için odunları ateşe vermiş; Mary Worth acılar içinde kıvranarak ölmüş. Daha sonra anlatılanlara göre kasabada hava karardıktan sonra, içinde ışık olmayan bir odada aynaya dönüp beş defa “Kanlı Mary” denilince Mary Worth’un suratı aynada belirirmiş ve… Sonrasını hiç kimse bilemiyor!”
Amy hikâyesini bitirdiğinde kızlara baktı. Hiçbirinden ses gelmiyordu; korkudan birbirlerine daha fazla sokulmuşlardı. Amy memnundu, amacına ulaşmış, kızları korkutmuştu. Aslında kendi de biraz ürkmüştü anlatırken ama kızlarla dalga geçmek çok daha eğlenceliydi. “Eee? Ne diye sustunuz? Korktunuz mu yoksa?” dedi gülerek. Bir tanesi “Çok korkunçtu! Daha önce hiç duymamıştım,” dedi. Diğerleri de onayladılar. Amy yine güldü; “Çok aptalsınız! Hikâye bu, sizi korkutmak için anlattım; gerçekten denesek ne olacak ki?”
Hiçbiri gönüllü olmadı doğal olarak. “Sizi gidi bebeler! Biriniz bile banyoya gidip bunu deneyemez mi?” Hepsi kafasını olumsuz biçimde salladı “Amy, hayır...”; “Sakın böyle bir şeye kalkışma!” Ama Amy kızları korkutmanın verdiği özgüven ve gururla daha da üstün görünmeyi amaçlıyordu. “İşte bakın, ben yapacağım, siz kapının önünde bekleyin.”
Sözünü bitirir bitirmez banyoya koştu, ışığı yakmadı. Diğer kızlar aslında korkmakla aptallık ettiklerini düşünüyorlardı ama öte yandan Amy’nin cesaretine ve ataklığına şaşırmışlardı. Hepsi kapının önüne toplandı. Amy “Hazırsanız başlıyorum,” dedi ve kızlar Amy’nin beş kere arka arkaya “Kanlı Mary” dediğini duydular. Ardından sessizlik. Banyodan hiçbir ses gelmiyordu. Birkaç dakika geçtikten sonra “Haydi Amy, çık artık!” diye seslendiler. Yine yanıt yoktu. “Şakanın zamanı değil... Yeterince korkuttun bizi!” Yine ses gelmeyince kapıyı açıp, ışığı yaktılar: Amy gözleri fal taşı gibi açılmış, kanı çekilmiş, bembeyaz yüzünde bir dehşet ifadesiyle aynaya bakıyor, hiç konuşmuyordu. Yumrukları sıkılıydı. Koluna girerek dışarı çıkarttılar. Amy bu olaydan sonra hiç kimseyle, tek bir kelime bile konuşamadı.

RKBT 10.TUR || Fikret Topallı - Baba, Dışarıda Bir Melek Var! || Tanıtım, Yorum ve Çekiliş




Tanıtım

Baba, Dışarıda Bir Melek Var! 

Seri katiller üzerine yazdığı kitaplarla tanıdığımız Fikret Topallı, bu kez dünyadan ve Türkiyeden gizemli şehir efsaneleriyle karşımıza çıkıyor.

"Hayaletli evler, ölümsüz ruhlar, gizemli yatırlar, mezardan çıkan ölüler, bitmek bilmeyen hazineler, lanetler, dehşet saçan katiller, uçan daireler… Hepsi bize gerçekmiş gibi anlatılır. Biz de inanırız, korksak bile inanmak isteriz. Sonra hemen paylaşırız arkadaşlarımızla, onları da etkilemek isteriz çünkü. Onlar da korkmalıdır bizim gibi. Büyümeye başlayınca da bu devam eder, okulda, iş yerinde, arkadaş toplantılarında, kahvehanelerde, askerde, hayatın her döneminde bildiğimiz, bize anlatılan şehir efsanelerini paylaşmaya bayılırız: Biliyor musun benim bir arkadaşın dayısının başına ne gelmiş…"

Bu kitapta, yüzlerce yıldır dilden dile dolaşsa bile gerçekliği hiçbir zaman kanıtlanamayan ve en ünlü roman yazarlarını bile kıskandıracak kadar yaratıcı olan şehir efsanelerini okuyacaksınız. 

Yorum

“Bir arkadaşım anlattı, tanıdığı birinin başına gelmiş...” diye başlayan hikâyeleri çok duymuşuzdur. Arkadaş toplantılarında sohbetin en vurucu ânı, daha önce hiç duymadığımız, enteresan bir hikâyenin anlatılmasıdır. 
Gerçek olduğu iddia edilerek anlatılan bu hikâye komik, tuhaf, şaşırtıcı, açık saçık, tiksindirici, ürpertici hatta korkunç olabilir. 
Genellikle anlatan, olayı yaşayan birinin tanıdığının tanıdığıdır. 
Bizzat başımızdan geçen ya da gerçekleştiğine gözlerimizle şahit olduğumuz olaylar “şehir efsaneleri” statüsünde değerlendirilmez. Genel görüş, bir şehir efsanesinin gerçekten yaşanmış olduğunun asla kanıtlanamamış olmasıdır. İşin lezzeti de biraz bundadır."

Fikret Topallı bu cümlelerle başlamış kitabına...
Gerçekten de şehir efsaneleri böyledir, birisi kuyuya bir taş atar, diğerleri bulandırır da bulandırır. Korkutur, ama insan doğası gereği, merak ettirir üzerine de her anlatan kendinden birşeyler ekler. Şehir Efsaneleri böylece doğar. 
Yazarımız da üşenmemiş hem dünyadan hem de ülkemizden bir çok şehir efsanesini toparlayarak güzel bir kitap halinde bizlere sunmuş. 
Avantajı; bir çok seçme efsaneyi bir arada öyküler şeklinde okuyabiliyorsunuz.
Dezavantajı; efsanelerin korkutucu, ürkütücü yanları ağır basıyor ve toplu okumayla gerim gerim geriliyorsunuz. (ha tabiki, gerilimin babası gelse yerim, bana dokunmaz diyorsanız sizi bunun dışında tutarım :D ) Kendi adıma durumu şöyle izah edeyim: son 3 gecedir evin içinden gelen en küçük çıtta bile tüylerim ürperiyor. Oğlum gece su istediğinde lambayı yakmak için ışık hızının da üzerinde bir hareketle koşturuyorum. Sanırım durum anlaşılmıştır. :D :D
 Hani bir zamanlar Alacakaranlık kuşağı dizisi vardı TV'de, küçüktüm ama  o zamanlar korku gerilim ne varsa izlerdim. Fikret Topallı'nın kitabını okurken sanki diziyi yeniden izliyormuş gibi hissettim. 
Gerçekten de bol gerilimli ve oldukça keyifliydi. (yukarıda yazdığım korku kısmını es geçiyorum) Ayrıca kitabın kapağı da çok hoşuma gitti. 

Ufak not: Birde şunu farkettim elin ecnebisinin efsanelerinde kan gövdeyi götürürken, bizimkiler pek bir safiyane ve melake kalmış. :D  

Değerlendirme

4-Ortalamanın oldukça üstündeydi, keyif aldım  



Ve Çekiliş... 
(sonuçlar Facebook sayfamızda açıklanacak)






Tur takvimimiz

 Hoşçakalın, sevgiyle kalın :D

1 Aralık 2013 Pazar

RKBT 3. Gün || Lena Diaz "Ölüm Falı" || "Dream Cast"


Merhabalar,

Turumuzun 3. gününde "Ölüm Falı film olsaydı kimler hangi rolü oynardı" tercihlerimi göreceksiniz. Umarım oyuncularımı beğenirsiniz :D :D


Öncelikle 2 ana karakterimizle başlayalım,

Amanda Stockton rolü için tercihim Zooey Deschanel oldu, bence Amanda rolü için biçilmiş kaftan dediklerinden (boyunu saymazsak ) :D :D



Gelelim Polis şefimiz Logan Richards'a. Aklımdaki karaktere en yakın olarak bulduğum oyuncu Raoul Bova oldu. (tatlı İtalyan :D :D)


diğer karakterlerle devam edelim,

Polis Şefimiz Logan'ın baş dedektifi David Riley... 
30 yaşlarında baby face ve yetenekli bir tip. Oyuncum Steven Strait oldu



FBI ajanı Pierce Buchanan

Kitapta çok fazla fiziksel özelliklerinden bahsedilmiyor ama benim tercihim, 
David Boreanaz oldu.
Buffy Vampire Slayer ve Angel'den sonra Bones'ta kalbimi fethetti :D :D



Evvet gelelim Logan'ın kızkardeşi Maddison'a...
Logan'ın cıvıl cıvıl kardeşi için Jessica Lowndes'i beğendim :D :D



Polis Memuru Karen Bingam ve Eşi Mike olarak oyuncu seçimim
Marguerite Macintyre ve Jonny Lee Miller oldular.


Umarım Dream Cast'ımı beğenmişsinizdir.

Hoşçakalın, sevgiyle kalın...
Çiğdem


















30 Kasım 2013 Cumartesi

RKBT 2. Gün || Lena Diaz - Ölüm Falı || Yorum




Orjinal Adı: He Kills Me, He Kills Me Not 
Seri Bilgisi: The Nursery Rhyme #1
GoodReads Puanı: 4.14
Türkçe Yayın: Eksik Parça Yayınları
Çevirmen: Cem Yurttaş


Tanıtım

Katil, önündeki savunmasız kadının karnına oturdu, elinde bir gül vardı. Gülün güzel parfümü, kanın metalik kokusuna karışıp etrafa tuhaf bir esinti gibi yayılıyordu. Gövdeden bir diken kopardı. "Beni öldürecek." Bir tane daha kopardı. "Beni öldürmeyecek." 

Her dikeni koparıp tek tek kan bulaşmış karnına düşürdükçe çocukluk tekerlemesinin hastalıklı uyarlamasını sürdürdü. Tek diken kaldığında, siyah pis gözleri parladı. Zalim dudakları keyifle gülümsedi. Katil aramızda bir yerde...

Yorum

Romantik polisiye olarak uzun zamandır birşeyler okumamıştım. Ölüm Falı'yla beraber bu türü ne kadar sevdiğimi bir kez daha hatırlamış oldum.

Amanda Stockton 4 yıl önce bir seri katilin elinden kurtulmuş ama aldığı hasarları vücudunda ve ruhunda taşıyan genç bir kadın.
Polis Şefi Logan Richards 10 yıl önce yapmış olduğu bir hata nedeniyle içten içe vicdan azabı çeken ve bu hataları tekrar etmemek için çabalayan genç bir adam.
Ve ikisini bir araya getiren manyak bir katil... 
ve herşeye rağmen gelişen bir aşk...

Daha ayrıntıya da girmek isterdim, ama şu spoiler korkusu fazla birşey yazdırmıyor :D

Kesinlikle çok beğendiğim bir kitap oldu. Polisiye gerilim kısımları da, romantik kısımları da tam dozundaydı bence. Karakterlerin kişilik özellikleriyle beraber içsel durumlarını da oldukça iyi yansıtmış. Ek olarak yan karakterleri de çok boş bırakmamış, hikayenin içine dahil etmiş, hatta bir sonraki kitabının zeminini de hazırlamış. Yazarı ilk kez okumama rağmen anlatımına hiç yabancılık çekmedim, sanırım bunda kullandığı dil kadar çevirinin de oldukça iyi olmasında etkisi vardı. Bütün bunlardan sonra daha ne olsun diyorum :D :D
Başta da dediğim gibi uzun zamandır okumamıştım, benim için oldukça doyurucu bir kitap oldu.
Tür olarak romantik polisiye seven arkadaşlara tavsiye ederim.

Eksik Parça Yayınlarına yazar ve kitabıyla tanışmamızı sağlamasından 
ve turumuza olan desteğinden dolayı çok teşekkürler...

Değerlendirmem

5-Tek kelimeyle mükemmeldi





hoşçakalın, sevgiyle kalın,

Çiğdem




29 Kasım 2013 Cuma

RKBT 1. Gün || Lena Diaz - Ölüm Falı || Yazar Hakkında

Lena Diaz

Lena Diaz Romantik heyecan verici gerilim romanları yazmaktadır.
Lena donanmada büyüdü, fakat 2 kardeşi babalarının izinden giderek donanmaya katılırken Lena daha yaratıcı bir yol olan yazarlığı seçerek müziğe yeteneği olan annesinin adımlarını takip etti.
Lena ilk kısa hikayesini orta okulda yazdı. 8. Sınıfa geçtiğinde at yarışı hakkındaki bu 50 sayfalık hikaye geniş bir hayran kitlesi yaratmıştı. Lena hikaye çok güzel olduğu için insanların onu okuduğunu düşüyordu. Populeritesinin artmasında öğretmenin öğrencilere vermiş olduğu ödevlerde kendi yazdığı kitabı seçmelerine izin vermesinin etkili olmuş olabileceğini itiraf etmişti ve Bu kitap okuma listelerindeki en kısa kitaptı.
İlk el yazması romanları, vampir hikayeleriyle ortaçağ büyücüleri arasında geçen paranormallerdir. Sonunda Lena tutkusu olan romantik, heyecan verici gerilim hikayeleri yazmaya döndü.
Donanma çocuğu olmak demek çok fazla yer gezmek anlamına gelir. Lena 4 farklı eyalette (Kentucky, California, Louisiana, and Florida) 10 farklı okula gitti. Fakat o çocukluk döneminin nerede geçtiğini hiç sorun etmedi. Babası her yaz eşi ve çocukları ile birlikte birkaç hafta geçirmek ve bütün akrabalarını ziyaret etmek için Kentucky’e giderdi.
Onun en sevdiği çocukluk anıları teyzesinin çiftliğinde buzağılara şişeden süt içirdiği, kedi balıklarının olduğu gölün kenarında koşuşturan keçiler ve bebek elbiseleri içindeki domuz yavrularıdır. Hala North Florida şehrinde yaşamasına rağmen bu nedenden dolayı kendini köy kızı olarak görmektedir.
20 yıldan fazladır Lena kocasıyla birlikte North Florida yaşamına devam etmektedir.

Lena hakkında sorulan sorular…

Lena’nın biyografisinde paronormallerden bahsetmiş, bunlarda başka bir isim altında yayınlanmış olanlar var mı?

Hayır, Lena paranormal romanlarının yayınlanmasını tercih etmiyor çünkü sadece romantik gerilim romanlarına odaklanıyor. Fakat Lenan uzak gelecekte paranormalleri takma isim kullanarak yayınlamayı düşünüyor. Lane şuandaki websitesine yeni bir isimle  bir link ekleyecek böylece okuyucular onun bütün kitaplarını bulabilecekler.

Lena ne tür kitaplar yazdı? Esprili mi? Cesur mu? Bize bilgi verir misiniz?

Lena’nın kitapları bazıları tarafından ciddi, cesur ve karanlık olarak tanımlandı. Bununla birlikte çok fazla şiddet veya rahatsız edici bir şey sayfaların dışında yer almaz.  Onun hikayeleri boyunca neşeli ve hafif anlar vardır. Fakat onlar kesinlikle komedi değildir. Onun kahramanlarının alfa ve yasalara itaatin sağlanması yada askeri geçmişleri olma eğilimi vardır. Kahramanları ortak özelliği genellikle kendilerini olağanüstü durumlar içinde bulan kadınlardır ve onların farketmemiş olduğu ve üstesinden gelebileceği zorluklara dikkat çekmektir.

Yetişkin dili ve durumları hakkında ne söylersiniz? Lena’nın kitapları her yaştaki okuyucular için güvenlimidir?

Lena kitaplarında yetişkin dilini minimum tutmak için çok fazla gayret sarfederken, gerçekçilik için çabalamasından dolayı hikayelerinde zaman zaman yetişkin kelimeler yer almaktadır. Ek olarak Lena'nın hikayelerini hiç kimse erotik olarak nitelendiremez, bu çirkin bir ifade olur. Onun sayfalarındaki aşk sahneleri gerçek ve yeterli şekilde vardır. Bu yüzden Lena yine de 18 yaşın altındaki herkese tavsiye etmez.

Eğer Lena’nın kitaplarını diğer yazarların kitapları ile karşılaştırmak zorunda kalırsan bu yazarlar kimler olur?

Lena hiçbir şekilde kendini diğer yazarlarla karşılaştırmazken, onun hikayelerinin vurgusu  Brenda Novak or Lisa Jackson ile benzerdir. Onun kitapları Karen Rose’ın kitapları kadar ağır değil ve Roxanne St. Claire’ın kitapları kadar hafif değildir.

Lena'nın favori yazarları kimlerdir?

Listelenecek çok sayıda yazar var. Onların bir kaçtanesinden yukarıda yer alan soruların içerisinden bahsettik. Buna ek olarak Linda Howard and Julie Garwood Lena'nın her zaman favorileri arasında yer almıştır. Sherrilyn Kenyon başka favori olmasının yanı sıra Kay Hooper ve Janet Chapman vardır.


HE KILLS ME, HE KILLS ME NOT or SIMON SAYS DIE kitaplarının imzalanmış kopyasına nasıl sahip olabilirim.

Lena kitaplarını imzalamaktan her zaman mutlu olmuştur. İletişim sayfasını kullanarak ona mail gönderebilirsiniz. Size adresini mail yoluyla gönderecek ve sizde imzalanmak üzere kitabı onun adresine gönderebilirsiniz.

Lena kitaplarının kindle copyalarını imzalar mı?

Lena şu anda kindle kopyalarını imzalamaya izin verecek yazılıma sahip değildir. Fakat gelecekte bu uygulamaya geçmeyi düşünüyor. Bu uygulama hala yeni bir trend olup, Lena henüz bu uygulamayı denememiştir.

Lena’nın hikayeleri ne tür ödüller aldı?

Lena RWA Golden Heart yarışmasını, Beacon yarışmasını ve National Excellence in Romance Fiction Awards ödüllerini kazandı. Ayrıca Tara yarışması ile birlikte the Daphne du Maurier contest yarışmasını kazandı.

bugünlük bu kadar görüşmek üzere, 

hoşçakalın, sevgiyle kalın

çiğdem