İlker Balkan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İlker Balkan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Kasım 2013 Cumartesi

RKBT 3. Gün || İLKER BALKAN KİTAPLARI: KÖR KUYU CAST || ELVEDA ÇOCUK ÖN OKUMA

Turumuzun son gününde Kör Kuyu Cast ve Yazarımızın yeni kitabı olan "ELVEDA ÇOCUK" ön okumasıyla sizlerleyim...

CAST


Nilgün: 

Kitabımızın ana karakteri, Çocuk sahibi olmaya çalışan ve İbrahim'in eşi... 
Benim gözümde sevgisizlikle kendini bitirmiş, kızgın ve kırgın tüm mutluluğunu bir çocuğa bağlamış biri... Oyuncu seçimim Benian Dönmez oldu.



İbrahim:

Annesinin beğenmesiyle Nilgün'le evlenmiş, aşksız bir evlilikte giderek içine kapanmış, sonunda aşkı dışarıda bulmuş, çift bir hayat yaşamaya başlamış biri. İbrahim için beğendiğim oyuncu ise Erdal Bilingen oldu.



Funda:

İbrahim'in hayatına giren kadın, nam-ı diğer öteki kadın... Nilgün'ün tersine hayat dolu, İbrahim'e yaşadığını hissettiren, pozitif, iyiliksever, şefkatli kadın, oyuncu olarak gülen gözleriyle Ceyda Düvenci'yi seçtim...



Dr.Tarık:

Nilgün ve İbrahim'in sonunda tedavi için gittikleri doktor. Doktor-hasta ilişkisinde sınırları aşan, kendini platonik bir aşkla Nilgün'e bağladı. Bu platonik aşk, kaldıramadığı için uyuşturuculara yönlendirdi ve kısaca psikopata bağladı. Resimdeki haliyle doğru seçim olduğunu düşündüğüm oyuncum, Ahmet Öncan oldu...



Nilgün'ün Annesi:

Bir tecavüzden meydana gelmesi nedeniyle kızını hiçbir zaman sevememiş, tecavüzcüsü-eşine olan nefretini kızına yöneltmiş... Nilgün'le aralarında adlandırılmamış, dillendirilmemiş olan düşmanlık, her ikisinin son zamanlarında bile etkisi korumuş. Annesi rolü için seçtiğim oyuncu Ortans Kıvanç oldu...



Nilgün'ün babası: 

Torun sevdasıyla gözleri açık olarak bu dünyadan göçen babası, aynı zamanda annesinin tecavüzcüsü... Seçtiğim oyuncu Ahmet Gülhan oldu.



Meltem: 

Nilgün'ün uzaktan akrabası ve iş arkadaşı. Sonralarda dert ortağı. Gözümde canlandırdığım karakter için uygun gördüğüm oyuncu Selma Özkanlı oldu...



 Falcı/büyücü kadın:

Nilgün'ün çocuk umuduyla gittiği Sevilay'a ait kan donduran kehanetlerde bulunan falcı için en uygun olduğunu düşündüğüm oyuncu Serra Yılmaz oldu... Bence tam oldu sizce :D :D




Serkan: 

İbrahim'in babalık sevgisini tattığı, Funda'dan olma oğlu, İbrahim oğlunu çok sevdi. Oyuncum, Özgür Ege Nalcı...



SEVİLAY:

bir çok şeyin başlangıcı ve sonu, katil damgası yiyen, doğduğuna sevinilmeyen bebek...


&&&&&&&


Son olarak yazarımızın yeni kitabının ön okuması
"ELVEDA ÇOCUK"


hoşçakalın, sevgiyle kalın...

Çiğdem










15 Kasım 2013 Cuma

RKBT 2. Gün || İLKER BALKAN KİTAPLARI: UMUT,KADIN ve KRİSTAL GÜL || YORUM


TANITIM

Yirmi sekiz yaşında, yaşamını alt üst eden bir haber alan mutsuz bir adam… Ölmeye hazırlanan, adım adım ölüme yürüyen…
Eşi Ece ve oğlu Ege ile ilişkileri, zamansız bu gidişin gölgesinde yeni bir boyuta saparken, yazar, bize modern, şehirli insanın yalnızlıklarından, dertlerinden ve yaşama tutunma konusundaki ısrarsız tutumlarından bir panorama sunuyor. 
Bir adamın zihninde, bu ani gelen ölüm gerçeğini kavramasını okurken, hem kişilik ve insanlar üzerine derin bir keşfe çıkıyor, hem de orantısız, büyük ama gerçek bir aşkın peşinden hayranlıkla bakıyoruz romanın planı içinde. Karakterlerin gerçekliği, anlatımdaki samimi ton ve insanın ruhuna dokunan derin cümlelerle süslü olan roman, aşk duyularınıza zarif bir dokunuşla temas ederek sizi başka bir düşünce âlemine ulaştıracak.

YORUM

İlker Balkan'ın ilk okuduğum kitabı Umut, Kadın, Kristal Gül oldu. Tur kapsamında yenilenmiş olarak 2.baskısını okumak nasipmiş... :D

28 yaşında adını bile bilmezken bir eş ve bir baba olduğunu bildiğimiz genç bir adamın hayatının son demlerine şahit oluyoruz. Hakkında çok fazla bir şey bilmiyoruz, kendini öyle bir kozaya sarmış, sevdiklerinden, dostlarından ve ailesinden soyutlamış. Kendi iç dünyasındaki çalkantıların şiddetli olmasından kaynaklanmış olabileceğini düşünüyorum. Öyle kafası karışık ki ne istediğini bilemez halde kendini gitmelere zorluyor, bir yandan da anlık olarak yaşadığı mutluluğa sarılıp kalmak istiyor. Adsız kahramanımız gerçekten de zor biri. Böylesine karmaşık bir karakteri yazmak konusunda İlker Bey'i tebrik ediyorum. 
Kahramanımıza ben Engin adını vermek istiyorum, hiç bir sebebi yok. Sadece Eşi Ece, oğlu Ege onlara yakın bir isim olsun diye...
Engin hakkında dediğim gibi pek birşey bilmiyoruz, eşiyle de arası açık, kimbilir neden?
Birde ölüm denen çaresiz illet yakasına yapışmış. Kimse ölümü yakıştıramaz değil mi özellikle de kendisine.
Bende öyle bir intiba bıraktı ki Engin, sanki ölmek onun için sorun değil, zaten içsel bunalımları derin derin yaşarken ruhen ölü gibi. Madden sıkıntısız, iyi kazanan ancak bir türlü içini dolduramış, ne eş ne de çocuk ilaç olmuş boşluğuna. Ancak öleceğini öğrendiğinde yine koştuğu eşi oluyor. O kadar sıkıntılı ki onunla birlikteyken bile ruhen fersah fersah uzaklaşıyor.
Yazarımız hep gitmek isteyen Engin'e öyle bir son kurguluyor ki cidden üzüldüm. Ölüm illaki var başında yazılmış kaderine. Ama tam da kalmak istediği bir anda, hiç beklenmedik bir zaman ve anda. 

Fazla uzun olmasa da ağırlığı olan  bir kitap olduğunu düşünüyorum. Anlatımın da biraz daha sade, tümcelerin biraz daha kısa olmasını tercih ederdim. Ancak yine de kendini okutan ve merak ettiren bir yönünün olduğunu da belirtmeliyim.
Engin'in kim olduğunu, hastalığının ne olduğunu, eşiyle neden arasının bozuk olduğunu da öğrenmek isterdim.

Unutmadan, bir de İlker Bey'i bir kez daha tebrik etmek istiyorum, böyle bir karakteri yazmak cidden meşakkatli bir şey olsa gerek. Bir insanın iç dünyanın bu derece ayrıntılı anlatımı, yaşadığı buhranı bu derece hissettirmesi takdire şayan bir durum bence diyorum.

Ayrıca yazarımıza turumuza olan katkılarından dolayı da çok teşekkürler...

Hoşçakalın, sevgiyle kalın....

Çiğdem





14 Kasım 2013 Perşembe

RKBT 1. Gün || İLKER BALKAN KİTAPLARI: KÖR KUYU || YORUM & ÇEKİLİŞ



TANITIM

Kör Kuyu 

Bir çocuk sahibi olabilmek için nelere katlanabilirsiniz?..

Nilgün aşksız bir evlilikte çırpınan bir kadındı ve kocası İbrahimden tek beklentisi bir çocuk sahibi olabilmekti. Yaşamı boyunca sevgiyi hiç tatmamış hiç kimse tarafından doyasıya sevilmediğinden kimseyi de doyasıya sevemeyen Nilgünün tek arzusu doyasıya sevebileceği bir evladının olmasıydı. Ancak Nilgün için bu pek de kolay değildi. Rahminde bebeğinin tutunmasına engel olan bir kusura sahip Nilgünün arayışı onu falcılardan hocalara oradan da doktorlara hastanelere taşıyacak ve sonunda istediği o çocuğa kavuşacak mıydı ?

Anne olmak için neleri feda edersiniz nelere katlanırsınız Annelik ruhunuzu nasıl bir ateşle doldurur Peki ya doğacağı kesin olmayan bir çocuk için hayatınızı ortaya koyup acılar içinde ölmeyi göze alabilir misiniz ?

İlker Balkan üçüncü romanı ile bizi hem bireysel hem de toplumsal olarak çok etkileyen bir konuya dikkat çekici bir nokta etrafında dolaşarak taşıyor. Daha ilk sayfadan okurunu saran anlatımı şaşırtıcı olay örgüsü ve yazarın güçlü dilsel kavrayışı ile Kör Kuyu okuruna sıradışı bir deneyim vadediyor..

YORUM

Çok fazla yerli yazar okumazken Kör Kuyu ilk çıktığından beri gerek konusu, gerek kapağı ile oldukça dikkatimi çekiyordu.Yazarımız kendi toplumumuzun değerlerini, ön yargılarını, inançlarını, cahaletini ve sorunlarını karakterlerinde ortaya çıkarmış, anne olmaya çalışan bir kadının hikayesinin ağırlığında bir çok konuyu işlemiş. Çocuk sahibi olmaya çalışan  İbrahim ve Nilgün'in ekseninde gelişen ama her bir karakterinde ayrı bir dram olan kurgusunu çok sevdim. Hepsinin ortak paydası İbrahim ve Nilgün'dü. Onların seçimlerinin neticesinde bir araya gelen karakterlerini ve gelişen olaylarını ilgiyle okudum. Sanırım hayatımızın bir köşesinde Nilgün'lere, İbrahim'lere, Funda'lara rastlıyor olmamızdan kaynaklanıyordu bu durum. Tecavüzcüsüyle evlenmek zorunda kalan kadın, sevmediği halde ailelerin isteği ile evlenen, bedenen eş olup ruh eşi olamayan kadın ve erkek, saplantılı bir halde çocuk sahibi olmak için bir kadının vazgeçtikleri, umudun olmadık yerlerde aranması, sevgisizlik içinde geçen yıllara rağmen alışkanlık mı yoksa korku mu bilinmez, bir arada kalıp ikili bir hayat yaşanması, sadakatsizlik ve dahası...
Baştan sona tüylerim diken diken, yer yer ağlayarak yer yer kim haklı kim haksızı ayırt edemez halde okudum kitabı.                             

Kitapta her zaman sade bir dil, akıcı bir anlatım arayan biri olarak, çok başarılı buldum İlker Balkan'ın Kör Kuyu'sunu...
ve okumak üzere rahatlıkla tavsiye edebilirim :)


***

.... Ve Çekiliş





son olarak da tur takvimimiz




hoşçakalın, sevgiyle kalın...

Çiğdem