Jamie McGuire etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Jamie McGuire etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Kasım 2014 Pazartesi

RKBT 4. Gün || Jamie McGuire "Tatlı Sır" || YORUM


ARKA KAPAK


Çocukluk yılları gereğinden fazla erken sona eren, özgür ruhlu Camille "Cami" Camlin, üniversitenin ilk yılından sonra kendi evine çıkmıştı ve hayatını istediği gibi yaşayabilmek için çabalıyordu.Red Door'da çalışmak ve okula gitmek dışında başka bir şeye ayıracak vakti yoktu. Ta ki erkek arkadaşını görmek için çıkacağı seyahat iptal olana kadar... Şimdi önünde, yıllardır ilk defa ne yapacağını bilmediği bomboş bir hafta sonu vardı.

Trenton Maddox, Eastern State Üniversitesi'nin kralıydı. Arkadaşları onun gibi, kadınlarsa ona sahip olmak istiyorlardı ama trajik bir kazadan sonra hayatı altüst olmuş, okulu yarım bırakmıştı.

Kazadan on sekiz ay sonra Trenton, dul babasıyla aynı evde yaşayıp yerel bir dövmecide çalışıyor, babasına faturaları ödemesinde yardımcı oluyordu.Tam hayatının normale dönmeye başladığını hissettiği günlerin birinde, Red'de yalnız başına oturan Cami'ye rastladı.

Gürültücü kardeşleriyle başa çıkmaya alışkın olan Cami, Trenton Maddox'la başlayan yeni arkadaşlığını da idare edebileceğini düşünmüştü. Ama bir Maddox erkeği, âşık olduğunda bu sonsuza dek sürerdi; âşık olduğu kız, altüst olmuş dünyasını tamamen yıkabilecek kişi olsa bile...
YORUM

Jamie McGuire bizi Travis Maddox'la tanıştırdığından beri Maddox'lar bir efsane oldu.
Kimi sevdi, kimi burun kıvırdı, kimi ayıldı bayıldı vs.
Eminim yazarın kendisi de bu kadar fenomen olacaklarını tahmin edememiştir.
Önce Tatlı Bela sonra Ayaklı Bela, peşine de Belalı Düğün derken bir çok okuyucu, -ben de dahil- Maddox  Kardeşleri iyiden iyiye merak etmeye başladık.
Önceki kitaplarda adı bolca geçen Trenton'ı merak ediyordum ki, yazar Tatlı Sır'da onunla başlayınca çok sevindim.

Kitap dönem olarak Abby ve Travis'in hikayesinin anlatıldığı zamana paralel işliyor, dolayısıyla efsane ikiliyle de karşılaşıyoruz.  Tabi çok değil, unutulmaz bir kaç olay ve dışarıdan 3. bir kişinin gözlemi şeklinde.

Trenton Maddox'ların 2 numaralısı ve parasızlıktan hala babasıyla yaşıyor. Bir dövmeci de çalışıyor ve işinden anlaşıldığı üzere bol dövmesi var :D :D Bunun haricinde tabii ki Maddox genlerinden gelen ortak özelliklere sahip; harika gamze, kaslı vucut,yakışıklılık, kavgacılık... (bu konuda ihtisas sahibi sayılırlar)
"Maddoxlar belanın kokusunu alabiliyorlardı. En azından öyle görünüyordu, çünkü nerede bir kavga olsa ya başlatan ya da bitiren onlar olurlardı. Genellikle her ikisi de"

Cami 21 yaşında, ailesiyle sorunlar yaşıyor ama yine de onların sorumluluğunu üstünde taşıyor. Çoğu zaman babasının ve kardeşlerinin hor görmelerine rağmen kendinden ödün vermiyor. Özgürlüğünü seviyor. Ayrıca T.J. adında gizemli biriyle sürdürmeye uğraştığı uzun mesafeli bir aşk da var. Bir yandan çalışıp bir yandan okulunu bitirmeye çalışıyor. Bütün bunların üzerine bir de Trent'in hayatına girmesiyle her şey değişiyor.

Kitabı okumaya başlayınca ister istemez Abby ve Travis ile karşılaştırma yaptım.
İkiliyi ne kadar sevsem de Trent ve Cami'yi biraz daha aklı başında buldum. Mesela ikisi arasında gelgitler, ayrılıp barışmalar çok fazla yoktu. Bu anlamda çok yormadılar.
Trent'in biraz daha evcimen halleri, Olive'le olan bağları gerçekten çok sevimliydi.
Cami bile kayıtsız kalamadı Trent - Olive ikilisine.. :D

Her ne kadar kitap Cami tarafından anlatılıyor olsa da Trent'in kendini adamışlığı daha barizdi ve Cami nedensiz bir şekilde kendini çekiyor gibiydi.
Okudukça aklıma takılan diğer bir nokta kitaba adını da veren sır mevzusu vardı ve bir türlü ortaya çıkmıyordu.
Kafamı karıştırıp durdu, neresinde bu sır diye düşünürken, son sayfaya geldim, bir anda dumur oldum, o da ne dedim kaldım.
Anlayacağınız Jamie tam anlamıyla "bombayı patlatmış."
Sırrın "tatlı"lığı bu durumda bana göre cidden tartışılır ancak "Aşk... Bir tercih değildir" kapak yazısının hakkını kesinlikle vermiş diyorum.
Kapak olayına gelirsek; çok sevdiğim söylenemez ama içerikle bağlantısını kurmuş. Redaksiyon, çeviri olarak okuma zevkimi bölen herhangi bir durumla karşılaşmadım ya da kitabın akıcılığı nedeniyle dikkat etmemiş de olabilirim bilemiyorum ancak diğer Maddox kardeşleri merakla bekliyorum :) :)




23 Kasım 2014 Pazar

Jamie McGuire - Tatlı Bela - Ayaklı Bela [YORUM]



Kitap İklimi'ndeki yorumlarımdan biri daha doğrusu ikisi bir arada olanı. Bloguma taşımayı unutmuşum. Yeniden okumak güzeldi :D :D

Orjinal Adı: Beautiful Disaster/Walking Disaster 
Seri Bilgisi: Beautiful # 1-2
Türkçe Yayın: Yabancı Yayınları

Tatlı Bela’dan sonra Ayaklı Bela’da okundu ve bitti.
Kitaplığım ağırlıklı olarak fantastik ve historicallerle doludur. İlk etapta çok da ilgimi çektiği söylenemez. Ancak baktım her yerde bir Abby-Travis (Travis özellikle) muhabbeti var. Bende bir bakayım dediğimi hatırlıyorum. Üniversite ortamı, partiler, dövüşler, zıt kutuplardaki aşıklar… Klasik bir konu hatta zamanında bol bol filmlerini izledim demiştim. Ama bir şey dürttü işte aldım ve okudum.
Okudum ve sonunda iyi ki okumuşum dedim. Evet konu klasik ama anlatım o kadar güzeldi ki, asla sıkılmadım. Abby’nin gelgitlerine çoğu zaman kızsam da, Travis gibi kuduz bir iti evcilleştirmesi bir yandan hoşuma gitti. Bir yandan da Abby’nin çok masumane gösterilmesine de takılmıştım. Aslında o kadar da sütten çıkmış ak kaşık gibi değildi. Geçmişe sünger çekip hayatına devam etmek isteyen bir genç kızdı o kadar. Travis ise, onun geride bırakmak istediği herşeyi temsil ederken bir yandan da çekiyordu. Zaten kız milleti olarak nedense olmayacak adamlara kapılır gideriz. Abby’e Travis’i adam etmesinden dolayı hayran olsam da, yine de sürünen bir Travis kafamdaki profile gitmediğinden acıyordum da. Ancak yine de O’nunla ilgili tereddütlerim vardı. İşte bilirsiniz kas yığını, dövmeli, şiddete oldukça meyilli ve aşırı sahiplenici… 
Biraz zor bir aşktı onlarınkisi, ama güzeldi. Onların hikayesini okumak oldukça eğlenceliydi. 
Şimdi gelgelelim Ayaklı Bela’ya…
Bu bir devam kitap değil, ilk kitabın Travis gözüyle anlatılmasıydı. Aynen şöyleydi: “Tamam, Abby’ye aşığım, tamam Abby anlatırken, sizi biraz korkutmuş olabilirim, ama bir de benden dinleyin. Ne hallere düştüğümü, neler düşündüğümü, yaşadığımı bir de benim ağzımdan dinleyin.”
Bu kitapla Travis’e dair tüm tereddütlerim silindi. Meğer adamımız cevhermiş de onu görecek birini arıyormuş. O kadar şiddetin ve öfkenin altında bu kadar aşkı barındırması inanılmaz gelse de, bence badboy’dan ziyade oldukça duygusal bir aşk çocuğu, romantik bir serseri. 
Yaşadıklarını abartmadan, erkek diliyle karmaşıklaştırmadan anlatmış. Onun bakış açısından okumak gözümde Travis’i farklı bir yere taşıdı. 
Kesinlikle ilk kitabın tekrarı değildi. Hani bir örnek vardır ya. Kavanoza çakıl taşlarını koyarsınız, dolu dersiniz. Ancak üzerine kum eklersiniz. Aradaki boşlukları doldurur. Tatlı Bela, çakıl taşlarıydı benim için, Ayaklı Bela ise boşlukları dolduran kumlardı.

Jamie’ye böylesine klasik sayılabilecek konuyu iki karakterin bakış açısıyla işleyerek farklı ve özel bir hikaye yaratmış olduğu için, Yabancı Yayınları’na da okumamıza olanak sağladığı için teşekkürler.

Tatlı Bela 



Aşıksan başın belada!

Abby Abernathy karanlık geçmişiyle arasına mesafe koymuş olan, alkol kullanmayan, küfür bile etmeyen kendi halinde bir kız, fakat hayatını dövüşerek kazanan ve vücudu dövmelerle kaplı yakışıklı Travis Maddox onun hayatını değiştireceğe benziyor. 
İyi kız ve kötü çocuk... Bu birliktelik bir aşkın mı habercisi yoksa bir felaketin mi?

Tatlı Bela sadece bir "bestseller" değil, uluslararası bir fenomen. Yayımlandığı günden beri tüm dünyada büyük yankı uyandıran bu kitabı okumayan kalmayacak.

***

Ayaklı Bela 



Aşıksan başın belada!

Abby Abernathy; geçmişini unutmak için kalkıp uzak bir şehre okumaya gelen, temkinli, kendi hâlinde bir kız. Travis Maddox; hayatını dövüşerek kazanan ve aşka inanmadığı için tek gecelik ilişkilerle avunan bir erkek. Aşk ve bela birbirine hiç bu kadar yakışmadı...

Travis annesinden hayatla ilgili iki şey öğrendi: Aşkı bul. Ve onun için ölümüne mücadele et. 

Bu hikâyeyi biliyorum demeden önce bir kez daha düşünün. Her aşk hikâyesinde iki taraf vardır: Esas oğlan ve esas kız. Tatlı Belada esas kızı dinledik; peki ya, esas oğlan? 

Bir erkeğin aşkı için verdiği mücadeleyi kendi ağzından tüm içtenliğiyle dinlemeye hazır olun...

RKBT 3. Gün || Jamie McGuire "Tatlı Sır" || Cast ve Çekiliş



Turumuzun 3. gününde cast ile karşınızdayım. Yazarı ve kitaplarını bir çoğumuz seviyoruz, inşallah kitaptan beyaz perdeye aktarıldığını da görürüz. 

Maddox Brothers efsanesinden Trent ile tanışalım. Maddox'ların ikinci büyüğü, kadınlar peşini bırakmıyor ama onun kalbi sadece birini görüyor :D :D 



Sırada Trent'in kalbini çalan kızımız var. Camille "Cami" Camlin.

Asi kız, arada derede kalmış kız, damarına basılmaması gereken kız, Trent'i kendine aşık eden kız, işte Cami'miz. :D :D



Cami'nin ev arkadaşı, iş arkadaşı ve sırdaşı Reagan "Ray" o da arada derede kalanlardan :D :D


Müzmin aşıklardan biri daha gelsin, işte  Kody :D :D


Sırada Jason Brazil :/ şahsen kendisine notum "Ne işin var senin bu kitapta, hadi kış kış"


Cami'nin ailesinden bir kuple :D :D
Sırasıyla kuzen Colin, kardeş Chase,(Cami'nin bir küçüğü) kardeş Clark (Cami'nin ikinci küçüğü) ve kardeş Coby (en küçükleri)
İçlerindeki abla sevgisini bir türlü doğru düzgün gösteremiyorlar anca itiş kakış, kızdım biraz :D :D


ve Tatlı Olive, Trent'in Cami'yi kandırmada bir numaralı yardımcısı :D :D Yirim ben onu


Ve son olarak
 Tatlı Bela, Ayaklı Bela, Belalı Düğün efsaneleri 
evet bildiniz :D :D



Ahaha son dedim de birini unuttum. Kim mi T.J. O bir sır, o bir gizemli adam... Cami'nin California'daki sevgilisi olduğunun dışında hakkında hiç bir şey yok. O nedenle bu görseli uygun buldum



Cast'ımız böyle, umarım beğenmişsinizdir. Şimdi sıra çekilişte :D :D
a Rafflecopter giveaway





8 Aralık 2013 Pazar

Jamie McGuire - Araf (Providence Üçlemesi - 1) YORUM



Orjinal Adı: Providence
Seri Bilgisi: Providence # 1
GoodReads Puanı: 4.07
Türkçe Yayın: Yabancı Yayınları
Çevirmen: Nergis Karababa

Aylar öncesinde Tatlı Bela ve Ayaklı Bela ile birlikte Jamie'nin diğer kitaplarını da merak eder olmuştum ve o dönem, Yabancı Yayınları'ndan Providence serisinin de çıkacağını öğrendiğimde çok sevinmiştim. Gel zaman git zaman ve sonunda "Araf" adıyla çıktı ve bende anca okuyabildim. Şunu kesinlikle söylüyorum bundan sonra Jamie'nin tüm kitaplarının takipçisiyim. :D
Konusuyla, karakterleriyle, anlatımıyla, çevirisiyle bana göre oldukça güzel bir kitaptı. Jamie'yi tebrik ediyorum, böylesi harika karakterleri nasıl yaratıyor anlamıyorum. Bence o kadar inandırıcı yazıyor ki fantastical ve kağıt üzerinde olmasına rağmen gözlerim etrafta bir Jared arıyor. Ahhh Jared, her eve, her genç kıza lazım cinsinden bir karakter. Sadakatin, aşkın, koruyuculuğun, romantizmin toplandığı rüya karakter.  Benden geçti, ama bekar kız kardeşlerim için diyorum :P
Konusundan kısaca bahsedersek, Jared Ryel  koruyucu bir yarı melek. Nina ise onun korumakla görevli olduğu kızımız. Jared Nina'ya hayatıyla bağlı, o ölürse, Jared'in de ömrü sona eriyor. Aslında Jared'in ailesi de Nina'nın ailesiyle bu şekilde bağlı. Kendini bildi bileli Nina'yı koruyan Jared, zamanla ona aşık oluyor. Ama Nina onun farkında bile değil, hep uzaktan izliyor, koruyor. Nina babasının ölümüyle yıkılıyor ve Jared dayanamayıp cenazeden sonra Nina'ya görünüyor. Sonrasında sık sık karşılaşmalar ve peşindende aşk ortaya çıkıyor. Hem de ne AŞK...
Aşkları Nina'nın babasının geçmişine ait karanlık kısımlarıyla, sonrasında şeytanlar/melekler dünyasıyla sınanıyor.
Yanlız dikkatimi çekti Tatlı Bela'daki gibi kadın karakterimiz, dediğim dedik ve birazcık arıza tip. Jared hakketen melek gibi gözümde. Zavallı Jared'e çektirme faslına girdiğinde, ahhh işte dayaklık cinsten biri daha derken allahtan olayı uzatmadan vazgeçti.Neyse artık idare ediceğiz :D :D
Kitapta tam da benim sevdiğim gibi, hayalötesi bir aşk, aksiyon, ve fantastik öğeler var.Anlatımda su misali oldukça akıcı, sıkılmadan okuyorsunuz, hele sonlarda aksiyonun dozu gitgide artıyor.Diğer kitaplarda daha da fantastik mevzulara girileceğini düşünüyorum. 
Kapağına gelirsek çok şirin melekli bir kar küresi gayet güzel olmuş. İçeriği orijinal kapağa göre daha iyi açıklıyor.Ayraç ise, Yabancı'nın ayraçları ayrı bir ekol oldu. Gözüm gibi bakıyorum, birşey olmasın diye..

Özetle; eğer sizde benim gibi fantastik öğelerle süslü, romantik kitapları seviyorsanız, tam size göre bir kitap diyebilirim. Mutlaka okuyun :D :D

Değerlendirmem;

5-Tek kelimeyle mükemmeldi



***


Araf 
Işığın olduğu yerde, karanlık da vardır.

Nina, babasının ölümüyle kendisini Providenceta varlığından hiç haberdar olmadığı bambaşka bir dünyanın içinde bulur. Babasının cenazesinin olduğu gün otobüs durağında tesadüfen karşılaştığına inandığı çekici, karşı konulamaz Jared ile yakınlaşmasıysa Ninanın hayatını tamamen altüst eder.
Jared ile Ninanın birbirlerine âşık olmaları işleri tamamen zora sokar. Jared, Ninayı sadece babasının düşmanları olan insanlardan değil, kendi soyundan olan yarı meleklerle Cehennemdeki Şeytanlardan da korumak zorunda kalır. Jared ile Ninanın birlikte olabilmek için kaderlerine karşı gelip düşmanlarını alt etmeleri gerekir.
Tatlı Bela ve Ayaklı Bela romanlarıyla olay yaratan Jamie McGuire, bu kez farklı bir seriyle karşımıza çıkıyor.
Providence üçlemesinin ilk romanı Araf, devamını merakla bekleyeceğiniz fantastik bir aşka sahne oluyor.