paranormal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
paranormal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ocak 2015 Pazartesi

Wendy Higgins - Tatlı Şeytan [YORUM]



Orjinal Adı: Sweet Evil
Seri Bilgisi: Sweet Evil#1
Goodreads Puanı: 4.17
Türkçe Yayın: Go Kitap
Çevirmen: Demet Orhan
Türü: Genç yetişkin, fantastik, paranormal

YORUM

Tatlı Şeytan bitti ve sıcağı sıcağına yazayım istedim. Tanıtımlarını ilk gördüğümden beri (tüyapta kocaman bir afiş olarak görmüştüm) merak ettiğim bir kitaptı. Melekler, şeytanlar ve olmazsa olmaz nefillerin dahil olduğunu kitaplardan biri daha dilimize Go Kitap tarafından kazandırılmış oldu.

Kitabın ana karakterleri Anna Whitt ve Kaidan Rowe.
Anna Whitt, dışardan bakıldığında 16 yaşında, içe dönük, kendi halinde bir lise öğrencisidir ve onu evlat edinen oldukça korumacı ama bir o kadar seven üvey annesi Patti ile yaşamaktadır. Dışardan görünmeyen ise Anna'nın değişik yeteneklere sahip olmasıdır.  Anna renkler ile insanların ruhsal durumlarını hissetmektedir. Yüksek bir işitme, görme ve koku yeteneği vardır. 
Kaidan Rowe bir müzik grubunda çalmakta ve inanılmaz yakışıklıdır. Anna'nın renklerini göremediği tek kişidir ve ani bir şekilde ona çekilmiştir. Anna'nın bilmediği ama sonradan öğreneceği şey, Kaidan'in iblis soyundan geldiğini ve bir nefil olduğudur. 
Nefillerin her bir günahı temsil eden şeytan babaları mevcut, bunlar dük olarak adlandırılıyor ve nefil çocuklar babaların günahına meyilliler ve onlar için çalışmak zorundalar. Örneğin Kaidan Şehvet Dükünün oğludur ve onun çalışması kızları baştan çıkarmaktır.
Anna'da bir nefildir ancak diğerlerinden farklıdır. Zıtlıkların meyvesi, bir melek ve şeytanın çocuğu. Bu nedenle içindeki kötülüğü doğasının diğer yanı dengelemektedir.

Ağırlıklı olarak nefil aşkı ya da imkansız aşkını okudum. Kitabın yarısında Anna'nın ne olduğunu öğrenmesi, Kaidan'la olan yaptığı yolculuk ve aralarındaki itme-çekme tarzında ilişki anlatılıyordu. Aha işte, klasik ergen paranormal aşkı diye söylenmeye başlamışken, kalan yarısında tempo yükseldi ve aksiyon giderek arttı. Tam kıvamını buldu derken finalinde malesef bir çok soruyla başbaşa kaldım. 

Kitabın akıcılıktan yana pek sorunu yok. Anlatım tarzı da iyi. İngilizcem yok ama okurken garip gelen cümlelerle karşılaşmadım, demek ki çeviri de iyi :D :D
 Redakte neredeyse sorunsuz (hiç hata yok değil çünkü) denebilecek kadar iyiydi.
Kapak güzeldi ama yinede önerim, özellikle Anna'nın kıyafeti parlak kırmızı basılsaymış. Dikkat çekici olurdu diye düşünüyorum.
 Kitap üçleme olarak geçiyor. Bu anlamda Tatlı Şeytan konuya giriş gibi. O nedenle devam kitabını da okumak istiyorum. Asıl değerlendirmem o zaman belli olacak sanırım.Şimdilik düşüncem ortalamanın üstünde olduğu.  Melekler ve şeytanlarla ilgili bir tık daha farklı birşeyler okumak isterseniz tercih edebilirsiniz.


13 Aralık 2014 Cumartesi

Ayla Koca - Kayıp Ruh Yitik Beden [YORUM]


Arka Kapak

Alara özel olduğunu biliyordu bu aynı zamanda onun lanetiydi. İnsanları mutlu ederken kendini mutsuzluğa ve yalnızlığa mahkum eden yeteneğini zaman zaman sorgularken, karşısına hiç beklemediği anda çıkan ve ilk görüştü aşık olduğu hasanın varlığıyla yol ayrımına girer.

Tam seçim yapacağı sırada verilen görev le beraber kendini geçmiş ve geleceği arasında kapana kısılı bulur.

Alara şimdi aşk, ailesi ve de görevi arasında seçim yapmak zorundadır. Peşinde mafya, katiller ve geçmişi vardır. Mutluluğu nasıl yakalayacağını okurken kendinizi bambaşka bir alemde heyecanlı bir macera avına tanık olarak bulacaksınız.

Roman boyunca av mı? Avcı mı? Olduğunuzu sorgulayacaksınız.

YORUM

İlk defa türk işi, paranormal diyebileceğimiz bir kitap okudum. Hangisi mi? Kayıp Ruh Yitik Beden tabii ki...
Kapak görselini tanıtımlarının döndüğü zamanlardan beğenmiştim. Konusuna gelince açıkçası biraz daha temkinliydim. Türü sadece yabancılardan okumuş olmam ve de yazarın ilk denemesi olduğundan çok beklentim de yoktu.
Bir çok yeni türk yazar bu aralar eserleriyle karşımıza çıkıyor ve çoğunluk aşk üzerine.
Farklı bir türde yazılmış bir kitap olarak daha bir dikkatimi çekti. 
Türk işi nasıl olabilir ki düşüncesiyle başladım kitaba ve kesinlikle önyargılı olmamak gerektiğini bir kez daha hatırlamış oldum.
Kısaca bahsedersek; kitabın karakteri olan Alara özel bir yeteneğe sahiptir.
 Ruhu bedeninden ayrılıp zaman ve mekandan bağımsız gezebilmektedir. Zamanla kendine bir misyon yükler ve insanlara yeteneğiyle yardım etmeye başlar. Özellikle son görevinin kendisi ve geçmişiyle bağlantılı olduğunu ve aynı zamanda aşkla tanışacağını bilmeden olayların içine atlar.
Kitaba başladığım gibi bitti diyebilirim, oldukça akıcıydı. Kurgusu ve olay örgüsü yazarın ilk eseri olmasına rağmen oldukça iyiydi. Kitabın temposu hep yüksek kaldı. Her ne kadar türk işi motiflerde az biraz garipsemiş olsamda (bu da yukarda belirttiğim sadece yabancılardan okumuş olmamdan kaynaklanıyor) gerçekten de hoşuma gitti.
 Kitapla ilgili tek eleştirim olacak. Yazım hataları, imla işareti sorunları okumayı çok etkilemiyor ama yine de rahatsız edici oldu. Umarım sonraki basımlarda bir kez daha gözden geçirilir.
Ayla Hanım'a yazarlık hayatında başarılar diliyorum, inşallah başka eserlerini de okuruz.